Tutuklu DTK Eş Başkanı ve HDP vekili Leyla Güven süresiz açlık grevine başladı

31 Ocak’ta tutuklanan, kelepçe dayatmasını kabul etmediği için duruşmaya götürülmeyen DTK Eş Başkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladığını açıkladı.

DTK Eş Başkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, tutuklu yargılandığı davanın üçüncü duruşmasına kelepçe ile götürülmeyi kabul etmediği için SEGBİS ile bağlandı. Adil bir yargılama yapılmadığını belirten Güven, Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin aslında bir halka uygulandığını ve tecridin bir insanlık suçu olduğunu söyleyerek süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine başladığını duyurdu. Bundan sonra mahkemeye hiçbir savunma yapmayacağını ifade eden Güven, “Yargı hukuksuz kararlarına son verene kadar ve tecrit kaldırılana kadar eylemime devam edeceğim. Gerekirse eylemimi ölüm orucuna da dönüştüreceğim” dedi. Mahkeme, Güven’i yine tahliye etmezken, davayı 26 Aralık’a erteledi.

TSK’nin Afrin’e yönelik operasyonuna karşı gösterdiği tepki, yaptığı açıklamalar ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) çalışmaları nedeniyle 31 Ocak’tan bu yana tutuklu bulunan DTK Eş Başkanı ve Hakların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven hakkındaki davanın üçüncü duruşması bugün Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya HDP Diyarbakır milletvekilleri Selçuk Mızraklı, Dersim Dağ, İmam Taşçıer, HDP Batman milletvekili Ayşe Acar Başaran, DTK Eş Başkanı ve HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk katılırken; duruşmaya gözlemci olarak katılmak için Danimarka’dan gelen sosyal demokrat milletvekili Lars Aslan Rasmussen adliyeye alınmadı.

Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde bulunan Leyla Güven, bu sabah elleri kelepçelenerek ring aracıyla adliyeye getirilmek istendi. Güven, kelepçe dayatmasını kabul etmediği için adliyeye getirilmeyerek duruşmaya SEGBİS aracılığı ile bağlandı.

‘Tecrit sadece Öcalan’a değil bir halka uygulanıyor’

Güven, duruşmada yaptığı savunmada, seçilmiş milletvekili olduğunu ve bu nedenle cezaevi askeri personellerinin kelepçe dayatmasını kabul etmediğini ifade etti. Afrin’e yapılan operasyona işgal dediği için tutuklandığını belirten Güven, “Rojava’ya yapılacak operasyona işgal derim. İsrail’in Filistin işgaline de işgal dedim” dedi. Enis Berberoğlu’nun tahliye edilmesine dikkat çekerek konuşmasına devam eden Güven, aynı suçlamalarla yargılananlar bırakıldı. Yargı Kürtlere düşman hukuku işletmiştir. Ben tahliyemi istemiyorum. Siyasi akıl ne zaman tahliyemizi isterse o zaman tahliye oluruz.” dedi.

Leyla Güven açlık grevi kararına dair şunları söyledi:

“Ben siyasette PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kadının siyasette yer alması perspektifinden esinlenerek aktif olarak yer aldım. Bugün Sayın Öcalan üzerindeki tecrit sadece bir kişiye değil, bir halka uygulanıyor. Tecrit bir insanlık suçudur. Ben de bu halkın bir parçası olarak, Sayın Öcalan üzerindeki tecridi protesto etmek amacıyla süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine başlıyorum. Bundan sonra mahkemeye hiç bir savunma yapmayacağım. Yargı hukuksuz kararlarına son verene kadar ve tecrit kaldırılana kadar eylemime devam edeceğim. Gerekirse eylemimi ölüm orucuna da dönüştüreceğim.”

Tahliye yok, sonraki duruşma 26 Aralık’ta

Mahkeme heyeti, Güven’in tutukluluk halinin devamına karar vererek davayı 26 Aralık’a erteledi.

Duruşma sonrası açıklama

Duruşma sonrası Diyarbakır Adliyesi önünde açıklamada bulunan DTK Eş Başkanı ve HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, “Bu yargılama hukuk tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Eş Başkanımız Leyla Güven halkımızın onurlu duruşuna yaraşır bir savunma yapmış ve dik duruşundan taviz vermemiştir.” dedi.