TTB Sağlıkta şiddete karşı tüm hekimleri eyleme çağırıyor

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görevli Dr. Bahattin Ahmet Yalçın’ın bir hasta yakını tarafından saldırıya uğramasının ardından TTB bir açıklama yayımladı. “Sağlıkta şiddet yasası bir an önce çıkarılmalıdır” diyen TTB, tüm hekimleri eyleme çağırdı.

Urfa’daki Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hasta yakınları pediatri asistanına kaldırım taşıyla saldırmıştı. Ağır yaralanarak yoğun bakıma kaldırılan Dr. Bahattin Ahmet Yalçın’ın yoğun bakımdaki tedavisi sürerken olayı sosyal medyadan paylaşan hekimler sağlıkta şiddete karşı önlemlerin gecikmesine isyan etti.

TTB ise “Can güvenliği sorunu hekimlerin ve sağlık çalışanlarının en büyük sorunu haline gelmiştir” diyerek, kamuoyunun dikkatini çekmek ve desteğini sağlamak için tüm hekimleri 20 Temmuz 2018 tarihinde, saat 12:30’da çalıştıkları hastane ve sağlık kuruluşlarının bahçelerinde buluşmaya çağırdı. Ayrıca gerçekleştirilen etkinliklerin TTB web sayfasında duyurulması için haber ve fotoğrafların birlikte ttb@ttb.org.tr adresine  gönderilmesi çağrısında bulundu.

“SAĞLIKTA ŞİDDETİN TOPLUMSAL ETKENLERİ VARDIR”

Konuya ilişkin bir de açıklama yayımlayan TTB açıklamasında, sağlık kuruluşlarında her gün ortalama 30 şiddet vakası yaşandığı belirtilerek “Bu durum; sürdürülebilir, kabul edilebilir, katlanılabilir değildir!” dendi.

Açıklamada ayrıca sağlıkta şiddetin toplumsal etkenleri üzerinde durulurken, “Kuşkusuz, her yıl nüfusumuzdan fazla sayıda acil servis başvurusu olmasının ve bu kışkırtılmış acil sağlık talebinin eldeki hizmet olanaklarıyla tam olarak karşılanamamasının, yurttaşların sağlık hizmet beklentisinin yapay biçimde yükseltilmesinin gelinen tabloda katkısı büyüktür.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamanın tam metni şu şekilde:

“Şanlurfa’da Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Acil Servisi’nde görevli olan Dr. Bahattin Ahmet Yalçın’ın bir hasta yakını tarafından başına sert bir cisim vurularak darp edildiğini üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz. Halen yoğun bakımda tedavi görmekte olan meslektaşımıza geçmiş olsun diyor ve bir an önce sağlığına kavuşmasını umuyoruz.

Sağlık kuruluşlarında her gün ortalama 30 şiddet vakası yaşanmaktadır. Yetkililerin, aldıklarını iddia ettikleri önlemlere karşın bu sayıda kayda değer bir azalma olmamıştır. Tersine, özellikle acil servisler şiddetin kol gezdiği, sağlık çalışanlarının kendilerini emniyette hissedemedikleri, sağlık hizmetini güvenli ortamlarda veremedikleri yerler haline gelmiştir.

Bu durum; sürdürülebilir, kabul edilebilir, katlanılabilir değildir! 

Elbette sağlıkta şiddetin toplumsal etkenleri vardır ve bunlar giderilmedikçe sağlık kuruluşlarını tam olarak güvenli ve huzurlu yerler haline getirmek olanaklı değildir.

Kuşkusuz, her yıl nüfusumuzdan fazla sayıda acil servis başvurusu olmasının ve bu kışkırtılmış acil sağlık talebinin eldeki hizmet olanaklarıyla tam olarak karşılanamamasının, yurttaşların sağlık hizmet beklentisinin yapay biçimde yükseltilmesinin gelinen tabloda katkısı büyüktür.

Ancak, açık olarak görülen bir başka gerçek, kamu idaresinin sağlık kuruluşlarının ve sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlamak için alması gereken özel önlemleri de al(a)madığı ve/veya bunların yetersiz kaldığıdır. Son yaşadığımız darp olayı özellikle acil servislerde güvenlik görevlilerinin şiddeti önlemede yetersiz olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

Bu nedenle, Türk Tabipleri Birliği’nin defalarca dile getirdiği sağlıkta şiddeti önleme yasasının bir an önce çıkarılarak şiddet uygulayanlara hapis cezasının yasalaşmasını bir kez daha hatırlatıyor, bu talebimizden geri adım atmayacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

Sağlık kuruluşlarında meslektaşlarımızın güvenliğinin sağlanması için caydırıcı ve önleyici gerçekçi önlemlerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.

Saygılarımızla,

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi”