TMMOB Çorlu’daki tren kazasına ilişkin rapor hazırladı: Bu olayın suçlusu yağmur değildir!

Çorlu’daki tren kazasına ilişkin hazırladığı raporu kamuoyu ile paylaşan TMMOB, bu olayın suçlusu yağmur değildir. Yapanlar, yaptıranlar ve yapılmış olan yapıları denetlemeyenlerdir” ifadelerine yer verildi.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe, 5 Eylül 2018 tarihinde İMO İstanbul Şube Konferans salonunda gerçekleştirilen basın toplantısıyla Tekirdağ Çorlu’da trenin raydan çıkmasına ilişkin hazırladıkları inceleme ve değerlendirme raporunu kamuoyu ile paylaştı.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendilseri Odası, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 8 Temmuz’da meydana gelen ve 25 kişinin öldüğü 317 kişinin de yaralandığı tren kazasına ilişkin hazırladığı raporu kamuoyu ile paylaşıldı. Oda tarafından yapılan açıklamada “Bu olayın suçlusu yağmur değildir. Yapanlar, yaptıranlar ve yapılmış olan yapıları denetlemeyenlerdir” denildi.

Raporda 5 vagonun devrilmesine ilişkin, “Şiddetli sarsıntı hisseden makinistler seri fren yapmış. Frene basılmasaydı tren yoluna raydan çıkmadan devam edebilirdi” denildi.

Görseller eşliğinde raporu sunan İnşaat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Cemal Gökçe, demiryolu hattının tarım arazileri içinden geçtiğine dikkat çekti.

Suçlu yağmur değildir!

Açıklamada “Demiryolu hattı yapılırken göçme, çökme ve tabaka kayması ve boşalması ile ilgili bilgiler dikkate alınmamıştır. Ayrıca yağan yağmurlar dikkate alınarak gerekli olan bakım ve kontrollerin yapılmadığı, bu kazanın sadece en son yağan yağmurlara bağlanmaması gerektiğinin bilinmesini de istiyoruz!” denildi.

Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun 2013 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu kanuna göre TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü demiryolu altyapısından sorumlu tutulurken, yolcu ve yük taşımacılığı hizmetlerinin kurulan TCDD Taşımacılık A.Ş. tarafından yürütülmesi yasalaşmıştır. Bu düzenlemeler, demiryollarında daha önceki yıllarda başlatılan personel azaltma uygulamalarının devamında yapılmıştır. Yeni yasayla, demiryolu ulaştırmasının organizasyon bileşenleri ve bunlar arasındaki ilişkiler büyük ölçüde yeniden tanımlanmış ve oluşturulmuştur. Bu süreçte yüzyıllık kurumsal birikimin ve çalışanların deneyim birikimlerinin birçoğunun heba edildiği gözlenmektedir.

Gökçe sözlerini şöyle sürdürdü:

“Olayda ön planda olan üstündeki dolgu boşalan menfez, trenin raydan çıkmasında doğrudan etkili olmayıp, buradan geçerken şiddetli sarsıntı hisseden makinistlerin seri fren yapmasına neden olmuştur. Trenin normal fren yapması ya da fren uygulamaması halinde, yoluna raydan çıkmadan devam etmesi muhtemeldi. Özel durumlarda treni kısa mesafede durdurmak için uygulanan seri fren, trenin frenleme işlevlerinden biridir. Dönemeçlerde uygulanması güvenlik nedeniyle tavsiye edilmezken, yolun doğru kesimlerinde uygulanmasında bir sakında bulunmamaktadır. Alt yapısı ve üst yapısı yeteri kadar iyi durumda olmayan demiryolu hatlarında uygulanan seri fren, üstyapıda burkulma gibi çeşitli geometrik bozulmalara neden olabilmektedir. Çorlu’daki olayda, uygulanan seri fren raylarda burulmaya yol açtığı için trenin raydan çıktığı değerlendirilmektedir. Olaydan sonra menfez dolgusunda ve menfezden sonraki hat kesiminde yapılan onarım işlerinin tekniğine uygun yapılmadığı yerinde gözlemlenmiştir. Bu koşullarda, aynı yerde benzer olayların meydana gelmesi kaçınılmazdır.”

Raporun tamamı: http://www.imo.org.tr/resimler/dosya_ekler/ee6cfbac93d2e7b_ek.pdf