Pastör’ün bırakılmasının ardından sorular

Geçtiğimiz aylarda ‘PKK ve cemaat destekçisi, Türkiye’ye karşı ajanlık yaptığı’ iddiasıyla cezaevinde tutulan Brunson, 12 Ekim’deki mahkemede serbest bırakıldı. Ardında birçok soruyu da bırakıp, ABD’ye uçtu.

Özgür Bir Dünya İçin Kaldıraç'ın Kasım 2018 tarihli 208. sayısından alınmıştır.

17 Mayıs’ta gözaltına alınan Andrew Brunson’un serbest bırakılması için ABD devreye girince Pastör, Türkiye’nin gündemine oturdu. Havuz medyasında, milletvekilleri ve iktidar yandaşlarının ağzından; ajan, terör destekçisi, hırsız ve bilumum suçun faili olarak her gün konuşuldu.

Konuyla ilgili ABD ile “gerginlikler” yaşandı, karşılıklı yaptırımlar devreye girdi. Yaşanan ekonomik buhranın nedeni olarak bu durum gösterildi. ABD’ye karşı milli mücadele mavallarıyla halk krize alıştırılmaya çalışıldı.

Son günlerde ise Brunson’un serbest bırakılması için altyapı hazırlanıyor; krizin bir miktar hafifletilmesi bahaneleri sıralanıyordu. Havuz medyasının ilk zamanlarda kullandığı dil ise tarihe karışmıştı.

BBC Türkçe ekibinin mahkeme günü yayınladığı, kısa dönemlik kronolojiyi anlatan bir video ise Türkiye’nin savrulmalarını ortaya koydu. Videoda şu tarihler vurgulandı.

• Erdoğan’la Trump’ın “dostça” tokalaştığı ve ikisinin de yüzünün güldüğü 11 Temmuz tarihli kareden 7 gün sonra Trump, Brunson’un rehin alındığını ve serbest bırakılması gerektiğini belirten bir tweet attı.
• 7 gün sonra, 25 Temmuz’da Brunson ev hapsine çıkarıldı.
• 26 Temmuz’da Mike Pence, ABD Başkanı adına konuştuğunu belirterek; “Başkan Erdoğan, Brunson’u derhal serbest bırakın ya da sonuçlarına katlanın!” ifadelerini kullandı. Buna karşı iktidar twitter’dan sert cevaplar verirken; Erdoğan NATO’da ABD’yle nasıl bir dayanışma içinde olduklarını anlattı.
• Erdoğan’ın dayanışmadan bahsettiği gün, 1 Ağustos’ta, Beyaz Saray Sözcüsü, İçişleri ve Adalet Bakanı Soylu ve Gül’e karşı alınan yaptırım kararını duyurdu.
• 8 Ağustos’ta Türk heyeti Washington’a gitti.
• 13 Ağustos’ta dolar 7,30’ları görürken, 17 Ağustos’ta Trump, henüz her şey bitmedi mesajı veriyordu.
• Eylül sonlarında Erdoğan mahkeme tarihi olan 12 Ekim’i işaret etmeye başladı.
• 12 Ekim’de Brunson serbest bırakıldı.

Brunson’un ardından…

Olayla ilgili Amerikan Başkanı Donald Trump, “fidye vermedik” dedi. Her ne kadar Cumhurbaşkanı “dava yargı bağımsızlığının kanıtı” dese de, olay başından beri bu şekilde sunuldu. Cumhurbaşkanı “al papazı ver papazı” diyerek Brunson’un bir takas aracı olduğunu ifade etmişti.

İddianamede hakkında ajan olduğu, teröre destek verdiği iddia edilen, savcının 35 yılla yargıladığı Brunson ne oldu da serbest kaldı?

İddianameyi hazırlayan hatalıysa bu düzeyde yanlış yapan yetkililer, elinde kanıt olduğunu söyleyen vekiller ve basın mensupları görevlerine devam edecekler mi?

Aynı “bağımsız yargı” basın açıklamasından tutuklanan veya hüküm verilen siyasi tutsaklar için neden işlemiyor?

Yaşanan kur dalgalanmasından hangi çevreler ‘köşeyi döndü’?

Yaşanan bu kriz, ABD’nin Türkiye’deki sermaye operasyonlarıyla alâkalı mı?

Pastör de serbest bırakıldığına göre ülkedeki ekonomik buhran bitecek, zamlar geri çekilecek, maaşlar telafi edilecek, iflaslar iptal edilecek mi?

ABD’yle gerçekten bir kriz yaşandı mı? Yaşandıysa ‘kriz’in bir anlaşmayla çözüldüğü belli oluyor. Bu anlaşmayla Pastör dışında başka ne sözler verildi? Mc Kinsey ile olan anlaşma, buna dair miydi? Perde arkasında ABD’yle ekonomik ve askerî hangi anlaşmalar yapıldı?