Oysa İthaka’ya varmak için hep birlikte çıkmıştık yola- Canan Sümer

Bir yanda dünyanın gardiyanlığına soyunanlar, bir yanda mülteci olup her yerden kovulanlar.
Bir yanda oğulları, kardeşleri, kocaları, babaları, kızları, anaları için yas tutanlar, bir yanda bu günü mutlu bir gün ilan edip, saraylarda resepsiyonlarla, meydanlarda ise marşlarla kutlayanlar.
Tam 44 yıl geçti. 
Ölmeyi, öldürmeyi kutsayarak her yıl biraz daha çürüyoruz buralarda.
Yaşayıp, görüp, duyup da sessiz kaldıklarımızın vicdanımızda açtığı yaralara çare olur mu bir yerlere kaçıp suskunlaşmak?
Geçmişin sıcak hatıraları ve yarınlara atfedilen umut, bir nebze olsun dindirebilir mi 44 yıldır süren bu utancı?
-Kaybetmişliğin yalnızlığında, kendi yurdumuzda sessizleştirilip, sindirilmişsek neye yarar var olmak?

Kıyılarımıza vuran ölü mültecilerin donuk gözlerine hiç bakmışlığımız olmasa da, sağ kalanları geldikleri o cehenneme geri göndermek için canla başla çalışmışlığımız ve “biz kendimize bakamıyoruz bir de onlara mı bakalım” demişliğimiz var bizim…
Bir de, boğulup ölenler için, bol bol demeç ve timsah gözyaşlarımız…
Ve siz, kendini yönetici zannedenler; ne kadar görmezden ve bilmezden gelseniz de bugün tapındığınız o sarayda bağnazlığın ve karanlığın efendisi yaşıyor.
-Ve Siz ne kadar görmezden, bilmezden gelseniz de buralarda da artık camiler daha büyük, tekbirler daha gür, insan kalmaksa oldukça zül…

-Oysa İthaka’ya varmak için hep birlikte çıkmıştık yola.
Keşke diyorum, bir Kavafis çıksa da İthaka’ya varmanın yazgımız olduğunu hepimize hatırlatsa;
/ Hiç aklından çıkarma İthaka’yı./Oraya varmak senin başlıca yazgın/ ama yolculuğu tez bitirmeye de kalkma sakın./ Varsın yıllarca sürsün, daha iyi; sonunda kocamış biri olarak demir at adana,
yol boyunca kazandığın bunca şeylerle zengin, /İthaka’nın sana zenginlik vermesini ummadan.
Sana bu güzel yolculuğu verdi İthaka./ O olmasa, yola hiç çıkmayacaktın. / Ama sana verecek bir şeyi yok bundan başka. /Onu yoksul buluyorsan, aldanmış sanma kendini. /Geçtiğin bunca deneyden sonra öyle bilgeleştin ki, artık elbet biliyorsundur ne anlama geldiğini İthakaların.”

-Belki de İthaka’ya varmak değil, yolculuktur aslolan!

*20 Temmuz 2018 tarihinde Afrika Gazetesi’nde yayınlanmıştır