OPEC’ten Trump’a rest – Mühdan Sağlam (Gazete Duvar)

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü OPEC’ten üretimi artırmasını ve fiyatları düşürmesini istedi. OPEC ve OPEC dışı üreticiler toplantısından üretim artışı kararı çıkmadı. 4 Kasım’da yürürlüğe girmesi beklenen İran yaptırımlarının ikinci ayağına yaklaşılırken petrol piyasasını ne bekliyor?

Petrol piyasasının gözü 23 Eylül’de Cezayir’de yapılacak olan 10’uncu OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) ve OPEC dışı ülkeler Ortak Bakanlar Toplantısı’ndaydı. Pazar günü OPEC üyelerinin yanı sıra, OPEC dışı en büyük üretim yapan ülkelerin enerji bakanları Cezayir’deki toplantıda bir araya geldi. Toplantıda petrol piyasasında arz ve talebin sağlıklı bir görünüme sahip olduğu ve üretim artışı için acele etmenin gerekmediğine karar verildi. OPEC’in aldığı bu kararın ABD ile İran’a ve piyasaya etkisi önemli.

TRUMP OPEC’i TEHDİT ETTİ

ABD’nin İran’a petrol ihraç yasağı getiren ikinci yaptırım paketi 4 Kasım’da yürürlüğe girecek. Söz konusu tarihe yaklaşıldıkça piyasada petrol fiyatlarında tırmanma var. 24 Eylül 2018’de petrol fiyatları Kasım 2014’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı ve Brent cinsi ham petrol 80 doların üzerini gördü.

Üreticiler arasında 23 Eylül’de yapılacak toplantıda üretim artışı kararının çıkmasının zor olduğunun farkında olan Trump yönetimi, diplomatik nezaketten uzak, hatta tehdit edercesine OPEC’ten üretimi artırmasını istedi. Trump daha önce de OPEC’i fiyatları yapay olarak artırmakla itham etmişti. Trump tweet’inde şu sözlere yer verdi:
“Biz Ortadoğu ülkelerini koruyoruz, biz olmasak uzun süre güvende olmazlar. Onlar ise daha yüksek petrol fiyatları için bastırmaya devam ediyor. Bunu hatırlayacağız. OPEC tekeli, fiyatları şimdi düşürmeli…”

Trump’ın tehdit dolu paylaşımının iki gerekçesi var. Birincisi, İran konusunda kendisi gibi düşünmeyen siyasetçilerden ve toplumdan gelen baskı. ABD’de İran Nükleer Anlaşması’ndan çekilmeyi doğru bulmayan büyük bir kesim var. Piyasanın da İran’a dönük petrol yaptırımları ihtimaline yüksek fiyatlarla yanıt vermesi, Trump’ı kasım ayında yapılacak seçimlerde zora sokuyor. İkinci neden yine Trump yönetiminin politikalarıyla bağlantılı. Çin ile girişilen ticari savaş, Avrupa Birliği ile restleşmeye varan otomotiv pazarı tartışmasına petrol fiyatlarındaki tırmanış da eklendiğinde sadece ABD kamuoyu değil genel olarak tüketiciler, Trump’ı suçluyor. Üstündeki ulusal ve uluslararası baskıdan kurtulmak için Beyaz Saray yönetiminin tüm dünyanın gözü önünde durumu üretici ülkeleri tehdit etmeye kadar taşıması da bu baskının düzeyini ortaya koyuyor. Ancak açık olan OPEC ve diğer üreticiler üretimde artış kararı alacak olsaydı bile hiçbiri bu tehdide boyun eğmiş görüntüsü vermek istemeyecekti.

RUSYA VE SUUDİ ARABİSTAN: ÜRETİM ARTIŞI YOK

OPEC, aralarında Suudi Arabistan, İran, Irak ve Venezüella’nın da bulunduğu 12 üyeden meydana geliyor. Kuruluş, küresel petrol üretiminin yüzde 41’ni tek başına sağlıyor. OPEC şemsiyesi altında en büyük üretici dünyada da lider konumda olan Suudi Arabistan. Krallığın petrol üretimi Ağustos 2018’de 200 bin varillik artışla günlük 10.4 milyona ulaştı. Söz konusu üretim miktarı OPEC içerisinde Suudi Arabistan’ın kararlarının belirleyici olmasının da temel nedeni.

Trump’ın güvenlik üzerinden kendilerini tehdit etmesine karşın Riyad üretimde hızlı bir artışa gerek olmadığını düşünüyor. Cezayir’deki toplantıya Suudi Arabistan adına katılan Enerji, Endüstri ve Maden Kaynakları Bakanı Halid El-Falih, arz artışının piyasadan talep geldiğinde yapılabileceğini, hâlihazırda gelen her talebin karşılanabildiğini ifade etti. Suudi Arabistan’ın hâlihazırda üretimini günlük 1.5 milyon varil artırabilecek kapasitede olduğunu belirten El-Falih, piyasada arzı artırmaya neden olacak bir talebin olmadığının altını çizdi.

OPEC dışındaki en büyük üretici Rusya. Moskova, 2016’dan bu yana OPEC ile beraber üretim kesintisi kararı alıyor. 23 Eylül’deki toplantıya Rusya adına katılan Enerji Bakanı Aleksandr Novak, komite toplantısında İran’ın petrol üretimindeki arzını koruyacağını ifade ettiğini ve toplantı kararında İran’ın mevcut üretim kapasitesinin göz önüne alındığını belirtti.

Novak, toplantıya katılan her ülkenin mevcut üretim dinamiğini korumak istediğini, piyasada arz talep dengesinin sağlıklı olduğunu bu nedenle eylül ayında belirtilen kotalar doğrultusunda üretim yapılacağını belirtti. Dünyanın en büyük iki üreticisinin açıklamaları paralelinde toplantı kapanış deklarasyonunda eylül ayında bir artış olmayacağını vurguladı.

OPEC son olarak haziran ayında bir milyon varillik üretim artışı kararı almıştı. Eylül ayında bu karara ek bir üretim artışı söz konusu değil.

İRAN MEMNUN: ABD OPEC’İ SİYASALLAŞTIRAMAYACAK

Tahran’a göre bakanlar arası toplantı öncesinde ABD’den gelen tehdidin amacı: OPEC’i arz talep dengesi yerine siyasal dengeleri gözetmeye mecbur bırakma… OPEC’in üretim artış kararına karşı olduklarını sık sık ifade eden İran, tavrını toplantıda da sürdürdü. ABD yaptırımları nedeniyle Avrupalı bazı alıcıların ve taşımacılık şirketlerinin İran’dan çekilmesi karşısında OPEC İran’ın üretim kotasını günlük 3.5 milyon varil olarak belirledi. İran’ın karara itirazı sonrasında OPEC, İran’ın mevcut üretimi olan 3.8 milyon varillik üretimi dikkate alacağını belirtti. Toplantı sonrasında çıkan kararı İranlı yetkililer OPEC’in ABD’ye boyun eğmemesi olarak yorumladı.

PİYASA BEKLENTİLERİ ARTIŞ YÖNÜNÜ GÖSTERİYOR

Petrol piyasası İran yaptırımları öncesinde konum almaya çalışıyor. 23 Eylül’deki OPEC ve OPEC dışı üreticiler toplantısının ardından Brent tipi petrol 80 dolara çıktı. Piyasa için önemli bir direnç noktası olan 80 doların geçilmesi, artış ihtimalini güçlendiriyor. Nitekim bu rekor artışın yanında ortama olarak fiyatlar eylül ayında, bir önceki aya göre yüzde 10 arttı. Petrol piyasasında arz cephesi kadar talep cephesinde de istikrar yok.

ABD ile Çin’in birbirine dönük gümrük vergisi uygulama politikasının dozu gün geçtikçe artıyor. Pekin ve Washington arasında “sizden korkmuyoruz”, “asıl biz sizden korkmuyoruz” noktasına varan restleşme küresel ekonomide küçülmeye ve petrol talebinde azalmaya neden olabilir.

Bu faktöre rağmen pek çok kurum, piyasa fiyat beklentisini yüksek tutuyor. Örneğin ABD’nin en önemli üç bankası Bank of America, Merrill Lynch ve JPMorgan Chase & Co. fiyatların yükseleceği beklentisini yineledi. Bank of America petrolün 2019’un ilk altı ayında 95 dolara çıkabileceğini öngörüyor. Bankalara karşın Uluslararası Enerji Ajansı, 2019 için ortalama fiyat olarak 75-80 dolar arasını işaret ediyor. Ancak yıllık tahminlerden bağımsız kısa vadeli işlemlerde OPEC toplantısı öncesinde bile kontratlar 80 dolar üzerinden işlem görüyordu. Yani piyasa, üretim artışı olmazsa 4 Kasım’a kadar fiyatların 80 doların altına düşmeyeceği bir seyre sahip.