Mimarlar Odası : ”Kabataş Meydan Düzenlemesi ve Transfer Merkezi (Martı) Projesi Usulsüzdür ! ”

“Kabataş Ulaşım Transfer Merkezi” Projesi Hakkında Mimarlar Odası bir  Basın Duyurusu gerçekleştirdi.Açıklamada Martı Projesinin açık olarak bir suç teşkil ettiği belirtildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kabataş Martı Projesi’nin iptal edildiğine dair çıkan haberler hakkında açıklama yapıp;  “Kabataş Meydan Düzenlemesi iptal edilmemiştir, en kısa sürede İstanbullulara hizmet vermeye başlayacaktır” denilmişti.

Buna istinaden Mimarlar odası yeni bir basın duyurusu gerçekleştirdi.

Açıklamanın tam metni;

”Değerli Basınımıza,

Kamuoyunda iskele binası yapısının mimari formu nedeniyle Martı Projesi olarak anılan “Kabataş Ulaşım Transfer Merkezi” projesinin iptal edildiği konusunda son günlerde basında çıkan yer alan haberler ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “Kabataş Meydan Düzenlemesi ve Transfer Merkezi (Martı) projesinde iptal söz konusu değildir. Proje karayolu trafik akışını yer altına almaksızın yeniden düzenlenecektir. Kabataş Meydan Düzenlemesi ve Transfer Merkezi en kısa sürede tamamlanarak İstanbulluların hizmetine sunulacaktır.” Şeklinde yaptığı açıklama üzerine konu hakkında kamuoyuna aşağıdaki bilgilendirmeyi yapmak zorunlu hale gelmiştir.

Öncelikle belirtmek isteriz ki “Kabataş Ulaşım Transfer Merkezi”; bilinen geçmişi 5. yüzyıla uzanan, tarihi doğal ve kültürel özellikleri ile bir dünya mirası olan İstanbul’un tarihi geçmişi, kent içindeki konumu, dokusu ve barındırdığı çok önemli ve değerli kültürel, endüstriyel, arkeolojik ve tarihi miras niteliği taşıyan yapılar; Boğaz’a ve Haliç’e inen geniş yamaçları, kıyıları ile İstanbul siluetini belirleyen topografik, kentsel yapısı ve doğal değerleri açısından korunması gerekli son derece önemli bir kentsel sit alanı olan Beyoğlu ilçesinin en önemli ve hassas kıyı alanıdır.

Yıllardır bu önemli sit alanının ve etkileşimde bulunduğu başta Tarihi Yarımada olmak üzere sit alanlarının görsel ve fiziksel bütünlüğünün korunmasına dair alınan onlarca koruma kurulu, ilke ve yargı kararına rağmen;

Martı Projesi olarak anılan (Bodrum katları ve kaçak olarak yapılan mevcut dolguyu içermeyen) ve 2006 yılında kurula iletilmiş olan avan projenin iskele ve dolgu sınırları; İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge kurulunca 17.07.2008 tarih ve 1996 sayılı kararı ile söz konusu 1/5000 ölçekli KANİP ve 1/1000 ölçekli KAUİP Beyoğlu planlarına işlenmiş ve 1/5000 ölçekli KANİP: Beyoğlu Kentsel Sit Alanına İlişkin 07.01.2009 tarih ve 2302 sayılı kurul kararı ile uygun bulunan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı 21.05.2009 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Ancak günümüzde dava konusu planların esasını teşkil eden “Kabataş Ulaşım Transfer Alanı”nı öneren tüm Beyoğlu Koruma Amaçlı Nazım Ve İmar Planları yargı tarafından iptal edilmiş bulunmaktadır.

Bu açık ve net hukuki duruma rağmen tarihi, doğal, kültürel değerler ve kentsel yaşam açısından son derece hassas davranılması gerekli olan bu önemli bölgede; koruma amaçlı imar planlarının yargı kararları doğrultusunda düzenlenmesi beklenmeden ve kuruldan onay dahi alınmadan değiştirilen yeni bir avan projeye göre düzenlenen transfer merkezi kıyı iskele yapısı ve dolgusu fiilen uygulamaya başlatılmıştır.

Bütün uyarılara rağmen dolgu inşaatı devam ettirilerek açık bir “kent suçu” işlenmiş bu suçu meşrulaştırmak ört bas etmek üzere adına kıyı şeridinin deniz tarafında kalan sadece kaçak yapılan dolgu alanını kapsayan yeni bir imar planı üretilerek yeni bir suç işlenmiştir.

Askıya çıkarılan ve Odamız ve Şehir Plancıları Odası tarafından yargıya taşınan ve yargı süreci halen devam eden ve dava konusu planın amaç maddesinde onay gerektiren proje ve plan değişikliğinden bahsedilmeyerek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 05.07.2017 tarih ve 11598 sayılı yazısında ise , Kabataş Taksim Füniküler Hattının, Bağcılar-Kabataş Tramvayının, yapılması planlanan Tekstilkent-Kabataş Metrosunun, Çağlayan-Kabataş Metrosunun, karayolu toplu taşıma araçlarının, taksilerin, denizyolu hizmeti veren firmaların belli bir sistem içerisinde yeniden düzenlenmesi amacıyla hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği Teklifinin, denilerek konuyla ilgili kamu idareleri açıkça yanıltılmıştır.

Ancak halen mevcut ve boğazın o görkemli girişi başta olmak üzere tüm tarihi yarımada manzarasını ve boğaz trafiğini olumsuz etkileyen ve inşası sırasın da meydana gelen titreşimlerle çevresindeki tarihi yapılar tehdit altına alan bu hukuksuz ve izansız dolgu alanının devasa büyüklüğünün; halen de onaylı olmayan ve tüm trafiği yeraltına alarak zemin altında rant tesisleri içeren ve İBB deyimiyle halen de onaysız bulunan ve Beyoğlu koruma Nazım ve Uygulama İmar Planları yeniden yapılıp onaylanıncaya da kadar da gündeme getirilmemesi gereken “Kabataş Meydan Düzenlemesi ve Transfer Merkezi (Martı)projesine göre belirlendiği hususu göz ardı edilmeye çalışılmıştır.

SONUÇ OLARAK ORTADA AÇIK OLARAK BİR SUÇ VARDIR 

Hiçbir onayı olmayan devasa bir projeye göre kamuyu ve kenti geri dönüşü mümkün olmayan zararlara uğratan baştan aşağı hukuksuz ve usulsüz bir süreç halen devam ettirilmektedir.

İBB’ nin yaptığı son açıklama da bu usulsüzlüğü zımnen kabul etmekte ve zaten metro inşaatında da çökmelerle kendini gösterdiği gibi fiziki olarak yapılması olağan üstü zeminsel ve çevresel tehditler oluşturacak olan “onaysız proje ”de önerilen yeraltı yol inşaatlarından vazgeçildiğini bildirip asıl sorunu geçiştirmeye çalışmaktadır.

Öncelikle, Kabataş transfer merkezi yapı ve çevresinin tümünü ve Beyoğlu Kentsel Sit Alanının Tümünü Ve Etkileşim Sahalarını İçerecek Biçimde Yeniden Ele Alınması Bilimsel ve Hukuksal Bir Zorunluluktur.

Bu zorunluluğun ötesinde bu güne kadar yapılan bütün hukuksuzluk ve usulsüzlüklerin, kamunun ve çevrenin uğratıldığı zararların tazmin edilmesi ve tüm idari, teknik ve mesleki sorumlulardan adil bir yargı önünde hesap sorulmalıdır.

Asıl sorun esasen onayı olmayan bir projenin kısmen iptal edildiği ya da iptal edilmediği tartışmaları arasında gözden kaçılmayacak kadar önemlidir. Ve kentimiz ve ülkemiz açısından önem taşıyan kamusal ve toplumsal projelerinin planlama, projelendirme, uygulama ve kamusal denetim aşamalarında ki sorumsuzluk ve hukuksuzluğu örneklediği için bir o kadar da vahimdir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur…

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ”