Kocaeli’nden seslendiler: Yürüyüş Maltepe’de sonlandırılmamalı

Adalet Yürüyüşü’nün güzergahlarından biri olan Kocaeli’nde korteje katılacak yurttaşlar, yürüyüşün Maltepe’de sonlandırılmaması gerektiğini dile getirdi. Adaletin herkes için geçerli olduğunu ifade eden yurttaşlar, kent halkına da katılım çağrısında bulundu.

Ankara’dan İstanbul’a devam eden Adalet Yürüyüşüne katılım artıyor. Kocaeli’nden katılacağını belirten kamu işçisi Gülizar Ateş, adalet ve hukuk siteminin tamamen bittiğini söyledi. Ateş, aylardır OHAL nedeni ile çalışanların mağdur edildiğini ifade ederek, Türkiye’nin ekonomik açıdan zor durumda olduğunu hatırlattı. Ateş, “Bu ülkede sanayi bitmiştir. Yüzlerce fabrika kapatılmakta ve binlerce insan işsiz kalmaktadır. Ülke tarihinin en büyük işsizlik sorunu bu dönemde yaşanmaktadır. Şimdi bu kadar işsizliğin, açlığın, yoksulluğun, krizin, hukuksuzluğun olduğu yerde adaletten bahsetmek mümkün değil. Bu nedenle bu ‘Adalet Yürüyüşü’ önemlidir” dedi.

Ateş, Türkiye’de kadına yönelik her türlü adaletsizliğin yaşandığına dikkat çekerek, “Her şeyden önce kadınlar işyerlerinde büyük sorunlar yaşıyor. Adalet ve hukuk sisteminde kadına yönelik şiddet uygulayan erkeklere gerekli cezalar verilmiyor. Kadınlar her türlü tacize ve tecavüze uğruyorlar. Adalet sistemi o kadar çökmüş ki onları bu kötülüğü yapan insanlar gerekli cezaları almıyorlar dedi. Eğitim sisteminin bitirildiğini kaydeden Ateş, “Bu nedenle sadece kadın olarak değil, bu ülkede sömürülen ötekileştirilen her vatandaş için bu adalet yürüyüşünün son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Sömürü düzeni sadece kadını vurmaz. Bu ülkede erkeği de, kadını da, çalışanı da, çalışmayanı da, çiftçiyi de herkesi yok eden bir düzen biçimidir. Bu nedenle de herkesin adalete ihtiyacı vardır” diye konuştu.

‘İktidar toplumu ikiye böldü’

Adalet arayışına çıkılmasında geç kalındığını ve bunun daha önceden sokak yürüyüşleriyle başlamış olması gerektiğini söyleyen işçi Yener Çalışkan, “Bu ülkede özgürlük, adalet ve hukukun olduğu bir alan kalmamıştır. Otoriter ve totaliter bir rejimin ayak sesleri adım adım geldi. İktidar toplumu ikiye bölerek, iktidarlarını pekiştirmek adına siyasi rant elde ediyor. İktidar süreci anti-demokratik bir yere doğru sürüklüyor” diye belirtti. Yürüyüşün yeterli olmadığını ve taleplerinin tek bir talep olmadığını vurgulayan Çalışkan, şöyle devam etti: “İnsanların eşit koşullarda özgürce yaşayacağı bir ülke talep ediyoruz. İşçilerin, kadınların, öğrencilerin, dışlanmışların, ötekileştirilenlerin taleplerini haykırıyoruz. Farklı yapılardan ve sendikalardan herkes bu yürüyüşte kendine alan buldu. Türkiye bir çiçek bahçesi ve siyasi iktidar bu bahçeden bazı gülleri koparmak istiyor. Bizleri ötekileştirmek istiyor. İşyerlerinde, ailelerde insanlar kutuplaşmış durumda, kimseyle konuşamıyoruz artık. Biz bu ülkede kardeşçe, barış içinde yaşamak istiyoruz. Adalet yürüyüşü bizim için çok önemli çünkü; her yönden herkes için adalet talebi yükseliyor” dedi. Çalışkan, tüm Kocaeli halkına yürüyüşe katılım çağrısı yaptı.

‘Maltepe’de sonlanırsa sonuç almaz’

Yürüyüşü destekleyenlerden KHK ile ihraç edilen öğretmen Hicran Turan da, adaletin tek kişi için değil herkes için olması gerektiğini vurguladı. Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Meclisten milletvekilleri tutuklanırken, belediye başkanlarının yerine kayyum atanırken, yurtlarda öğrenciler yanarken, kadınlar saldırıya uğrarken de biz adalet istemiştik.” Yürüyüşün Maltepe’de bitirilmemesi gerektiğini sözlerine ekleyen Turan, “Bir yerde haksızlık varsa, zulüm varsa karşı koyanlar da vardır. Biz de kendi ülkemizde adaletsizlik, hukuksuzluk istemiyoruz. Hiçbir koşulda dava açamıyoruz. Hakkımızı arayamıyoruz. OHAL bahane edilerek emekçiler işinden ediliyor. Bu adalet yürüyüşü referandum sürecinde ‘Hayır’ diyen o yüzde ellinin oluşturduğu bir yürüyüş” diye konuştu. Yürüyüşün sonlanmaması gerektiğini kaydeden Turan, “Biz bu ülkede diktatörlük istemiyoruz. Onun için adalet yürüyüşü Maltepe’de sonlandırıldığı zaman asla sonuca ulaşamayacaktır” diye hatırlattı.