İstanbul’daki yasağa rağmen: Paris’te Cumartesi Anneleri’nin umudu

Gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda toplanan Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta eylemi engellenirken, eyleme destek amacıyla Türkiye ve Dünya’nın birçok kentinde bir araya gelen hak savunucuları İstanbul’a ses verdi.

Paris’teki eyleme katılan Berfê Omeri de Gazete Karınca için kararlılıkla süren mücadeleye ilişkin hislerini kaleme aldı:

Umudu her zaman bir çocuğun gözlerinde değil, bazen de adaleti arayan bir annenin gözlerinde bulabiliriz. Ne geçen zamanın ne de değişen mekânın bir önemi var, adaletin peşini bırakmamak için…

Fransa’nın başkenti Paris kentinde, Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta eylemine destek amacıyla bir kez daha adalet için bir araya gelindi.

Sanatçı Sezen Aksu’nun 2012 yılında Cumartesi Anneleri için yazdığı şarkının sözleri, bugün hala tüm canlılığı ile anlamını korumakta ve sanki tek tek yerini bulmaktadır.

Bekleye bekleye geçiyor günler
Gün sağır dilsiz sustu bülbüller

Kemiğim etim kapı önlerinde
Can kayıp can kayıp
Allah’ım bu nasıl dünya
Bu nasıl ayıp

Ah ben anayım
Yanmaz canım dışardan kora koysalar
Ümidimi kaybedemezsiniz
Ölsem de ahım tarihi karalar

“Ölsem de ahım tarihi karalar” dizesi bana Berfo Ana ve mücadelesini hatırlatırken, bugün Cumartesi Anneleri arasında olamasa da Berfo Ana’nın ahı tarih sayfalarını karalıyor.

“Yanmaz canım dışardan kora koysalar/ Ümidimi kaybedemezsiniz” dizeleri ise bana başka bir hikâyeyi hatırlatıyor. 28 Temmuz 1993’te gözaltında kaybedilen gazeteci Ferhat Tepe’nin annesini gözlerimin önüne getiriyor. Aksu’nun dizeleri sanki oğlunun acısına rağmen o gözlerindeki parlaklık ve bir gün adaletin yerine geleceği ümidiyle Ferhat’ın annesi için yazdığını anımsatıyor.

700 haftadır Cumartesi Anneleri’nin ve ailelerinin mücadelelerine devam etmesini sağlayan hâklı mücadeleleridir.

Adalet bir gün yerine gelir mi bilinmez. Ama ne bu kayıplara sebep olan ne de bu mücadeleyi görmemezlikten gelenlerin, ne kadar zaman geçse ve mekanlar değişse de rahat bırakılmayacağını Paris’te ve dünyanın birçok yerinde bu mücadeleyi bugün de devam ettirmelerinden anlayabiliriz.