İşçi Gazetesi: Krizin bedelini sen ödeyeceksin!

Ekmek senin yüzünden pahalılaşmadı. Patates, soğan, bulgur, süt, yağ, peynir de öyle… Ev kirası, su, elektrik, doğalgaz, ulaşım da öyle… Ama ödüyorsun bedelini; her seferinde içinden küfrederek te olsa…

Asgari ücreti belirleyen sen değilsin. ‘1603 lira iyidir’ diyorlar, oluyor. İtiraz etsen üzerine höykürüyorlar tepeden; “nankörlük etme, gözüne dizine dursun!” Kıç üstü oturuyorsun yerine bir zavallı gibi…

Sendikalar; istisna birkaçı dışında senin değil. Patronların, devletin çanağından yalanan yavşak tipler doluşmuş içine. Seni lafla, yalan-dolanla besleyip patron gibi yaşıyorlar; sen onları seyrediyorsun…

Yanı başındaki işçi arkadaşların; yoğun çalışma temposuna, baskı-hakaret-aşağılanmaya, düşük ücretlere ‘yeter artık’ deyip örgütlenmeye girişmiş ve işten atılmışlardır. Senin de köleden farkın yok, patron seni de insan olarak görmüyor. Ama sen hakları için fabrika önünde direniş başlatan arkadaşlarına destek olacağına selam vermeye bile korkuyorsun. Hatta belki yalakalık yapıp patronun, amirlerin gözüne girmeye çalışıyorsun…

Mevzu ‘Papaz mı?’

Mevzu; “Verin lan şu papazı gitsin!” mevzusu değildir. Alman gazeteci de güya FETÖ-PKK ajanıydı, niye saldılar? Mevzu, papazı-ABD ile dalaşı krizin paratoneri olarak kullanmak olabilir mi? Saray Rejimi ile ABD arkada başka bir film çeviriyor olabilir mi? Yarın yine öpüştüklerinde şaşıracak mısın?

Seçimleri 24 Haziran’a alma gerekçeleri neydi? Patlayacak ekonomik kriz! Patlamadan, altında kalmadan bir oldu-bittiyle Saray düzenini yeniden tahkim etmek istediler, onu yapıyorlar.

Krizin kaynağı; göbeğinden emperyalist tekellere-devletlere bağlı bir ülke olmamızdandır. Krizin kaynağı; sana asgari ücreti çok görürken patronlara her türlü teşvik, muafiyet, vergi affı sağlayan ve başında ‘sevgili Reis’inin olduğu Saray Rejimi’nin inşaata, rant ve talana dayalı ekonomik düzenidir.

Neymiş; ‘Efsane ekonomimizi çekemiyorlar’mış. ‘Bize ekonomik savaş açmışlar’mış… Öyleyse hadi Türk milleti; ‘Yerli ve milli direnişe!’

Ne yapıyoruz? Yastık altındakileri çıkarıyoruz! Yanki dolarlarını yakıyoruz! Ve kahrolsun ABD!

Gerçekten, kahrolsun ABD’mi? Öyleyse kapatın İncirlik üssünü. Hem 15 Temmuz darbe tezgâhında üs olarak kullanıldığı da açıklanmıştı. Yiyorsa, ABD üslerini kapatın!

Yemez tabi ki… Siz ancak başta halkların tescilli katili ABD olmak üzere emperyalizme ve kapitalist sömürü düzenine karşı canını ortaya koyarak mücadele eden devrimci sosyalistlere saldırmayı, hapislere tıkmayı, katletmeyi bilirsiniz.

Patronlar, rant vurguncuları mı bedel ödeyecek?

Sen, sana gösterilen yere ağzını açıp bakarken onlar daha zenginleşiyor. Sormuyorsun, “benim ekmeğim neden küçülüyor” diye…

Ethem Sancak’a geçtiğimiz günlerde iki yatırımı için vergiden muaf 585 milyon lira devlet desteği sağlandı. Dün kıytırık biriydi, şimdi Erdoğan aşığı milyarder bir sanayici!

Holdinglerin geçen aylarda tam 3 milyar 31 milyon 485 bin lira vergisi silindi… Milletin anasına küfreden Cengiz İnşaat’ın 422 milyon borcunun yüzde 100’ü silindi.

Yarın inşaatlar durma noktasına gelecek. Yarın Fabrikalar kapanacak. Büyük sermaye grupları küçüklerini yutacak. Sayısı 7 milyona ulaşan işsizlere kitleler halinde yeni işsizler katılacak…

Sen sorup-sorgulamadıkça, yerini, sınıfını bilmedikçe, “aynı gemideyiz” yalanlarına inanmaya devam ettikçe tüm krizlerin bedelini ödemeye, bu çürümüş düzenin rezilliklerine katlanmaya mahkûmsun!

Yani mesele, şairin dediği gibidir;

“demeğe de dilim varmıyor ama kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!

Faturayı sermaya sınıfı ödesin diyorsan…

Bu toplumun ezici çoğunluğuyuz. Biz çalışmasak, biz üretmesek hayatın akışı tepetaklak olur. Başımıza çöreklenmiş bir avuç kan emici, zevk-û sefa içinde hayat sürüp ensemizde boza pişiriyor, aşağılıyor, zulmediyor.

Birlik olamamanın, yeterince örgütlü olamamanın, kendi yolumuzda yürüyememenin bedelini bize ağır ödetiyorlar.

Bu düzenini tarihin çöplüğüne gömecek tek güç, hayatı her gün yeniden üreten işçi sınıfıdır. İşçi sınıfının yolu esaretten kurtuluşun yoludur. Kurtuluş, devrimde, sosyalizmdedir.

Krizin faturasını sermaye sınıfına ödetmek için; sınıfsız, sömürüsüz, özgür bir gelecek için, tüm işçi-emekçileri İşçi Gazetesi saflarında; devrim ve sosyalizm mücadelesinde örgütlenmeye çağırıyoruz.

İşçi Gazetesi / 16 Ağustos 2018