İran karanlığı yırtacak… – İhsan Hacıbektaşoğlu

Doğu sınır komşumuz. Sınırlarımız 379 yıldır hiç değişmedi. Nice şahlar, padişahlar ve yeni dönem liderler gördü bu sınırlar. Ne ki hiçbirisi sınırları değiştirmeye cüret edemedi…

İran’dan sözediyoruz…

Binlerce yıldır yüzlerce kadim halkın yarattığı kültürlerin coğrafyası. Egemen Fars kültürü, Ermeni, Yahudi, Azeri, Keldani, Kürt, Beluç, Lor, Arap kültürleriyle harmanlamış kendisini.

İran halkları zengin kültür ve inançlarını korumak, yaşatmak için 39 yıldır hatırı sayılır bir mücadele yürütüyor.

Mollalar iktidarı aldıkları günden bu zamana kadar katı İslam kurallarıyla yönettiler toplumu. Kendi kurallarının dışında duran yaşam biçimlerine asla taviz vermediler. Direnç gösteren yüzbinlerce muhalif ya öldürüldü ya da uzun yıllar zindanlarda işkencelerle yaşamak zorunda kaldı.

İran zindanları kan ağlamaya devam ediyor. Gün geçmiyor ki muhalif tutsakların intihar haberleri gelmesin. Gerçekte ise yaşanan intihar değil mollaların işledikleri cinayetlerdir…

Fakat molla rejimi ne yaptıysa olmadı.

İranlı aydın bir arkadaşımın deyimiyle “mollalar sokakları zorla egemenlikleri altına aldılar ama evlerde İran kültürü hep yaşadı ve yaşatıldı.” Molla rejimine karşı örgütsüz ve dağınık da olsa zaman zaman kitlesel biçimde sokağa taşan muhalefet her zaman devam etti…

Mollalar iktidara geldiğinden beri muhalefeti ağırlıklı olarak işçi sınıfı üstlendi. Sendika kurma, toplu sözleşme, grev hakkı olmayan işçiler yüzlerce kez irili ufaklı eyleme çıktı. Eylemler her defasında zorla bastırıldı. İşçi önderleri ve destek veren aydınlar ağır cezalara çarptırıldılar…

Bugün ise İran’da durum eskisinden biraz daha farklı.

Suriye savaşı ile birlikte Ortadoğu’da ciddi bir rol üstlenen molla rejimi içeride ciddi bir ekonomik sıkıntıyla karşılaştı. Ortadoğu savaşına aktarılan paralar İran halkını ekonomik darboğaza sokunca halk sokak eylemleri ile bu sürece tavır koydu. İlginç olan ise eskisinden bağımsız olarak eylemleri ilk başlatanlar kadınlar ve mollaları iktidara taşıyan küçük ve orta ölçekli esnaflar oldu.

Molla rejiminin İran halkı üzerinde yarattığı etkiyi İranlı aydın arkadaşım şöyle ifadelendirdi. “Mollalar İslam kimliği üzerinden o kadar çok baskı uyguladı ve yolsuzluk ve adaletsizlik yaptı ki bunun karşılığı olarak İran halkının çoğunluğu İslam’dan nefret etmeye başladı. Ayrıca hiçbir molla korkudan sokakta yalnız gezememeye başladı.”

Tüm bu gelişmelere ABD’nin ambargosu eklenince molla rejimi için sorunlar bir kat daha arttı.

İran’da sokaklar ateş çemberi…

İran toplumsal dönüşümün sancılarını yaşıyor. Ne ki mollaların yerine ne konulacağı henüz netlik kazanmadı. Muhalefetin dağınıklığı ve güçsüzlüğü molla rejiminin elini şimdilik kuvvetli gösteriyor.

Diğer taraftan İslam devriminden önce seküler kadın hareketi içinde olan ve bugün yetmiş yaşını deviren bir annemiz şöyle diyor. “Sadece bir tane İslamî kıyafet aldım. İkinciye ihtiyaç duymadım. Çünkü iran halkı bu rejimi mutlaka yıkacak. Buna inanıyorum ve mutlaka yıkıldıklarını göreceğim.”

İşte kadınlarda cisimleşen bu sarsılmaz irade İran’da baharın yakın olduğunun göstergesidir…