“Hepimiz o trende olabilirdik” değil, hepimiz zaten o trendeyiz* – Ercan Ayrancı

“Hepimiz o trende olabilirdik” değil, hepimiz zaten o trendeydik. Çocuğumuz, bebeğimiz, sevdiğimiz, annemiz, babamız, canlarımız… Hepimiz o trendeydik. Hepimiz o trende öldük.

Tekirdağ Çorlu’da meydana gelen ve son açıklamalara göre 24 canımızın hayatını kaybettiği, 318’imizin ise yaralandığı tren kazasında gazetelere göre biz hiç ölmedik. Yandaş basında bir gram değeri yoktu canımızın.

Yandaş firma rant uğruna dere yatağını toprakla doldurdu ve TCDD yetkilileri buna göz yumdu ama yapılan açıklama; “Tren Kazası hava muhalefetinden oldu”

Kazanın olduğu Trakya tren hattı 150 sene önce yapıldı. 150 sene içinde tek bir devrilme olayı ile karşılaşıldı. O da 1912 Balkan savaşı sırasında aşırı yüklü vagonların devrilmesiyle oldu ve kimse ölmedi. Yani 150 yıllık hatta ilk kez günümüzde böyle bir “kaza” oldu. Bu hat bir sene önce yenilendi ve hızlı trenlere göre yapıldı. Hat 2016’da kâr etmiyor gerekçesiyle kapanmıştı. Sihirli sözcüğü hepiniz fark ettiniz değil mi? “kâr”… 

Henüz iki ay önce yeniden açıldı bu kâr etmeyen hat. Tren hatlarını 24 saat santim santim inceleyen yol bekçileri denilen görevliler olduğunu bilmeyenler de öğrendi bugün. İşte bu görevlilerin işine 5 sene önce maliyetleri düşürmek maksadıyla son verildi. Hatırladınız değil mi sihirli sözcüğü? “kâr”… 

Bakan ”hattın denetimi Nisan ayında yapıldı” diyor. Mayıs-Haziran aylarında çok şiddetli yağmur ve seller oldu. Gidip bakmadılar. Yol bekçileri hiç bir şey yokken bile hatları her dakika kontrol ederlerdi. Kimse kontrol etmedi.

Kazaya ilk olarak traktörlerle ulaşan köylüler müdahale etti. Bir çok yaralıyı traktörlerle hastaneye yetiştiren ve kurtarma ekiplerini olay yerine taşıyan köylüler ölü sayısının artmasının önüne geçti. Sorduk neredeydi acaba teknolojinin tüm imkanları? Neredeydi acaba ambulans helikopterler?

Arap şeyhi öldü diye ilan edilen ulusal yas, 24 kişinin hayatını kaybettiği Tren kazası sonrası ilan edilmedi. Şaşırmadık…

Bu zihniyetin birde Nükleer santral yaptığını düşünemiyoruz bile…

24 canımızı kaybettiğimiz, 318 kişinin ise yaralandığı tren kazasına ilişkin çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı. Devlet Demir Yolları 11 Haziran’da ilan vererek, 6 Temmuz’da ihale yapacağını duyurmuş. Ancak ‘kaza’nın meydana geldiği İstanbul Halkalı – Tekirdağ Muratlı arasındaki tren yolunun bakım ihalesi, seçime 4 gün kala, 20 Haziran 2018’de iptal edilmiş, Neden diye sorduk? Ödenek tahsis emri çıkmamış… Neydi sihirli sözcük? “kâr”…

Daha soracak çok şey var idi ama yayın yasağı geldi bir anda sorularımıza…

Sahi böyle büyük bir kaza yaşanmışken, insanlar trende olan yakınlarına ulaşamadıklarından her yerde isimler dolaşırken, insanlar her bulduklarına, gördüklerine yakınlarının isimlerini sorarken neden yayın yasağı getirilir? Hastanelerdeki yaralıların isimlerini, bulundukları hastaneleri hızlıca duyurup insanların gönlünü belki bir nebze rahatlatabilecek iken neden habersiz bırakılır binlerce kişi?

Sahi siz hiç bir sevdiğinizden bir kaç saat haber alamadan merakla beklediniz mi? ölüp ölüp dirildiniz mi korkudan, telaştan? Biz öldük…

Siz “kâr” hırsıyla yanıp tutuşurken, yandaş şirketlerinizi zengin etmek için binlercemizin canını hiçe sayarken biz öldük efendiler… Hepimiz o trendeydik…

Bir gün, elbet bir gün, sımsıkı tutacağız birbirimizin ellerini ve hep birlikte haykıracağız… Biz işçiler, emekçiler, Biz 15-16 Haziran günlerinde, Biz Gezi direnişinde bir araya gelen halk hep birlikte haykıracağız… Hepimiz aynı trendeyiz…

*Ohannes Kılıçdağı