Hak savunucularının tutuklanmasında gizli tanığın ifadeleri etkili oldu

Büyükada’da gözaltına alınarak “terör örgütüne yardım etme” iddiasıyla tutuklanan 6 insan hakları savunucusunun, suçlama yapılan toplantıda konuşulmamış konuları gerçekmiş gibi ifadesine veren “gizli tanık” kurbanı olduğu belirtiliyor.

Büyükada’da gözaltına alınan 10 insan hakları savunucusunun altısının tutuklanmasında, çevirmen oldukları belirtilen iki gizli ve açık tanığın ifadelerinin etkili olduğu belirtiliyor.

Cumhuriyet Gazetesi’nden Canan Coşkun’un haberine göre, tutuklananlar arasında yer alan hak savunucularından Günal Kurşun, ifadesinde aleyhlerinde ifade veren gizli tanığın ajan-provokatör olarak toplantıya eklemlendiğini ifade etti.

Kurşun’un yanısıra, tutuklanan hak savunucularından Ali Ghravi ve Özlem Dalkıran’ın da ifadelerinde gizli ve açık tanıkların suçlayıcı iddialarını reddettiklerini söyledikleri belirtiliyor.

Hangi terör örgütü?

Büyükada’da dijital güvenlik ve stresle baş etme yöntemleri üzerine düzenlenen toplantı sırasında gözaltına alınan ve altısı tutuklanan insan hakları savunucularına “terör örgütüne destek” suçlaması yöneltilirken, hangi terör örgütü olduğuna dair bir ifadeye rastlanmadı.

Hak savunucularının ifadelerine göre, toplantı sırasında gizli çevirmen konuşulanları farklı çevirdi, alakasız konularda yorum yaptı ve savcılıktaki ifadesinde bu tür manipülasyon içeren sözleri hak savunucuları söylemiş gibi gösterdi.

Tıpkı Kurşun gibi Ghravi de açık ve gizli tanığın provoke edici olduğunu, söylemediği şeyleri de ekleyerek tercümanlık yaptıklarını söyledi. Kurşun da, gizli tanığın olmamış konuşmaları gerçekmiş gibi aktardığına dikkat çekerek, “Bu kişinin bir ajan provokatör olarak görevlendirildiği kanaatindeyim”dedi.

Suçlama konusu yapılan toplantının çevirmenlerinden biri olduğu düşünülen “Gizli tanık 1” ifadesinde, toplantıda şifrelemelerden bahsedildiğini, katılımcılardan birinin dernekte bulunan bilgisayarının polisin eline geçmesi durumunda çoğu kişinin yanacağından bahsettiğini, elektronik cihazlarının polisin eline geçmesinden çok endişe ettiklerini iddia etti. Dosyanın açık tanıklarından olan çevirmen Ahmet Tunç Tunçten de gizli tanığın iddialarını dile getirdi. Tutuklananlardan İnsan Hakları Gündemi Derneği üyesi Günal Kurşun savcılıktaki ifadesinde, gizli tanığın ifadesinin yalan olduğunu kaydederek, “Derneklerin bilgisayarlarındaki bilgilerin polisin eline geçmesi durumunda çoğu kişinin yanacağı biçiminde hiçbir konu konuşulmamıştır. Bu tamamen gizli tanığın eklemesidir” dedi.

Sendika.Org