Ekonomik krizin faturası işçi sınıfına kesilmek isteniyor

Son bir ay içinde yaşananlar; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendini bile ikna edemediği, aynı konuşma içinde 15 dakika sonra kendini yalanlayabildiği ekonomik kriz yok yalanını ortaya seriyor.

Özgür Bir Dünya İçin Kaldıraç'ın 208. sayısı(Kasım-2018) için derlenmiştir.

Halkı daha fazla kandırma programı açıklandı

Sermaye çevrelerinin desteği ile hükümetin “Enflasyonla Topyekûn Mücadele Programı” açıklandı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından, İstanbul Kongre Merkezi’nde duyurulan programın adı her ne kadar ‘topyekûn mücadele’ olsa da program köklü politikalar içermekten uzak, iki aylık bir kampanya olmanın ötesine geçmedi.
Bankalar 1 Ağustos’tan itibaren yüksek faizleri, kredileri yüzde 10 indireceklerini söylerken, birçok üründe yüzde 10 indirim yapılacağı ve bu indirimin yıl sonuna kadar sürdürüleceği duyuruldu.
Eylül ayı enflasyonunun TÜİK tarafından bile 6.3 olarak tespit edildiği, Yeni Ekonomik Program’da 2018 enflasyon hedefinin yüzde 7’den yüzde 20.8’e çıkarıldığı bir dönemde Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak “Kurdaki oynaklık yavaş yavaş geride kalıyor. Kur farkının fiyatlarda yarattığı etkiyi azaltacağız” iddiasında bulundu.
Açıklanan programa göre bekleyen KDV iadeleri hızlandırılacak, yıl sonuna kadar başvurular sonuçlandırılacak. KDV iadesi başvurusunda ilk 10 günde yüzde 50 iade yapılacak.

İşletmelere finansman desteği

Toplantıda konuşan Sanayi Bakanı Mustafa Varank ise işletmelere verilecek destekleri şöyle özetledi: Bağlı işletmelerin TL cinsi kredilerinde yüzde 14’e kadar finansman desteği vereceğiz. İhracat yapacak olan KOBİ’lere 200 bin dolara kadar 180 gün vadeli libor oranında yeni bir destek veriyoruz. 3 milyar liralık finansman erişim sağlanmış olacak.
Üretim yok, tarım politikası yok, fiyatlarda kalıcı düşüş hayal!
Evrensel gazetesi ekonomi editörü Bülent Falakaoğlu programı şöyle özetledi:
“Üretim hedefi olmayan, tarım hayvancılık ve dış ticaret politikası bulunmayan programın enflasyonda kalıcı bir düşüş yaratabilmesi olası değil! Fiyat kontrolleri ve özel sektöre verilecek destek üzerine kurulmuş (Halihazırda yüksek faizden borçlanmış işletmelere dahi yüzde 10 faiz indirimi gelecek) bir programla ancak yanılsama yaratılabilir.
“Elektrik ve doğalgaza zaten fahiş zam gelmişken, yıl sonuna kadar zam yapılmayacağını açıklamanın bir yanıltmacadan ibaret olması gibi!
“Bu yanılsama ile, ücret ve maaşlarda fedakarlık dayatmak, enflasyonla mücadele adı altında ücretleri baskılamak, yükseltilmesi talep edilen asgari ücreti düşük tutmak gibi çoktan niyet edilmiş olan uygulamaları hayata geçirmenin kolay olacağı düşünülüyor.
“Nakliye pahalı, kurlar yüksek, faiz yüksek, üretim bağımlı. Bunlara çözüm üretmeden kampanya ile geçici bir sonuç alınsa da, kampanya sonrasında fiyat artışları kaldığı yerden devam eder.”

Damat Albayrak içimizi rahatlamaya devam ediyor (!)

Elektrik ve doğalgaza son 3 ayda 3 kere zam yapılması sonrası Damat Berat elektrik ve doğalgaza yıl sonuna kadar (2,5 ay) zam yapılmayacağını ilan etti.
Son zamlar sonrası ortalama bir ailenin doğalgaz faturası yıllık 1.764 TL’ye, elektrik faturası yıllık 1.512 TL’ye yükseldi. Bu da elektrik ve doğalgaz fatura toplamının aylık 273 TL olması, yani 1.603 TL olan asgari ücretin %17’sine tekabül etmesi demek.
TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 24.52’ye çıktı
Yıllık enflasyon Eylül ayı sonrası yüzde 24.52’ye ulaşarak 15 yılın zirvesini gördü. Hükümetin açıkladığı Yeni Ekonomi Programı’ndaki (YEP) enflasyon beklentisi ise yüzde 20,8’di. Mevcut rakamlarla birlikte, enflasyon hükümet beklentisinin üstünde çıktı.
Açıklama sonrası TÜİK Başkan Yardımcısı Enver Taştı görevden alındı
Enflasyon da dahil olmak üzere birçok veriyi devletin istediği şekilde manipüle eden TÜİK, enflasyon rakamını yeterince küçültemediği için TÜİK Başkan Yardımcısı Enver Taştı görevinden alındı ve yerine Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Enerji Bakanlığı döneminde birlikte çalıştığı Yinal Yağan getirildi.
Zam oranları ve gerçek enflasyon
Son bir yılın verileri incelendiğinde ise, gerçek enflasyona ulaşmak daha kolay olacaktır.
Elektrik %45, doğalgaz %35, su %22, internet %21.
Süt %31, peynir 30, beyaz et %200, yumurta %55, domates %110, salatalık %81, patates %61, kuru soğan, %70, karpuz %120.
Fırınlı ocak %78, çamaşır makinesi %68, buz dolabı %44, cep telefonu %47, bilgisayar %87.
Benzin %31, mazot %36, uçak bileti %191, otobüs bileti %19, köprü geçiş %25
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği: Piyasa yavaşladı
Kriz var demeye “utanan” TOBB başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu piyasaların yavaşladığına vurgu yaptı.
Döviz, faiz ve enflasyonun üçünün birden yükseldiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, “Piyasada gözle görülür bir yavaşlama var, para dönmüyor” dedi. Hisarcıklıoğlu, piyasanın nabzını tutuklarını ve daha sonra bunları cumhurbaşkanına, hükümete ve bakanlara iletip acilen önlem almalarını talep ettiklerini aktardı.
Büyük sermayedarlarda da “kriz” var
İlkbaharda borç yapılandırmasına giden ve son olarak geçtiğimiz hafta kredi notu düşürülen Doğuş Holding, Capri Palace bünyesindeki otellerini satışa çıkardı.
BMC ise, yerli tank Altay’ın üretimini yapacağı Sakarya Karasu’daki fabrikasının inşaatını durdurdu.
Binin üzerinde konkordato: Mağdur yine işçiler
Ekonomik kriz ve borç batağına sürüklenen binin üzerinde şirket son birkaç ay içinde ticaret mahkemelerine konkordato başvurusunda bulunurken, bunlara yenileri ekleniyor.
Konkordato ilan eden şirketlerin başında ise, inşaat şirketleri geliyor. Şu ana kadar konkordato ilan eden şirketlerin yüzde 70’e yakını inşaat şirketleri oldu.
Perakende sektörüne sıçrayan konkordato başvurularına Borsa İstanbul’daki şirketleri de eklenmeye başladı. Enerji şirketleri, devletten katkı paylarını bir yıldır alamayan sağlık kuruluşları, yine teşvik primlerinin ödenmediği hayvancılık ve besicilik ile uğraşanlar, temizlik ve hizmet işi ile uğraşanlar, araç kiralama şirketleriyle konkordato listesi uzuyor.
Şirketlerin yanı sıra yurttaşlar da konkordato başvurusunda bulunmaya başladı. Ekonomik darboğaza giren yurttaşlar, şahıs konkordatosu ilan ediyor. İlk şahıs konkordatoları ise Mersin ve Kuşadası’ndan geldi. Konkordato ilanları en çok da ücretlerini alamayan işçileri mağdur ediyor.

Şirketlerin konkordato kararı almış olmasının tek başına işçilere haklı fesih hakkı vermediğini ifade eden Murat Özveri, konkordato ilanları ile yine işçilerin mağdur olduğunu söyledi.

Kayıtlı işsiz sayısı artıyor

TÜİK, İŞKUR ve SGK’nin açıkladığı işgücü verilerini değerlendiren DİSK-AR geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 18,2’ye yükseldiğine dikkat çekerek, verilerin işsizlikteki yükselişin habercisi olarak görülebileceğini belirtti. Açıklamada kayıtlı işsiz sayısının son bir yılda 558 bin son bir ayda ise 381 bin arttığı belirtildi.

3 kamu bankasına İşsizlik Fonu’ndan 11 milyar TL aktarıldı

İşsizler için toplanan fon, bir kez daha bankaların cebine aktarıldı. Gerekçesini açıklayan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise “Kamu fonları devletin içerisinde zaman zaman farklı yerlerde kullanılmıştır. Geçmişte de bu oldu. Özal döneminden beri bu tür uygulamalar yapılmıştır, AK Parti dönemlerinde de yapılmıştır. Geçen sene de buna benzer birtakım kaydırmalar yapılmıştır. Burada herhangi bir risk, tehlike söz konusu değil” diyerek çalmanın meşruluğuna vurgu yaptı.

Bütçe açığı 56,7 milyar liraya yükseldi

Eylül’de bütçe gelirleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27,4 artarak 61,1 milyar lira, bütçe giderleri ise yüzde 23,3 yükselerek 67 milyar lira olarak gerçekleşti.

Bütçe gelirleri Ocak-Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19,8 artışla 546,8 milyar lira, bütçe giderleri yüzde 23,6 yükselişle 603,5 milyar lira oldu. Böylece merkezî yönetim bütçesi Eylül’de 6 milyar lira, Ocak-Eylül döneminde de 56,7 milyar lira açık verdi.

2017 yılının Ocak-Eylül döneminde merkezî yönetimin bütçe gerçekleştirmeleri 488 milyar TL iken bu rakamın bu yıl aynı dönemde 603 milyar TL’ye yükseldiği de açıklanan veriler arasında bulunuyor. Bu da bütçe harcamalarının yalnızca 2018’in ilk 9 aylık döneminde 115 milyar TL artığını gösteriyor.

Bütçe gelirindeki artışın ana nedeni gelir ve kurumlar vergisindeki yükseliş. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 79,5 milyar TL olan gelir vergisi bu yıl 99,8 milyar TL’ye, yine geçtiğimiz yıl 39,9 milyar TL olan kurumlar vergisi 52,8 milyar TL’ye yükselerek, toplamda 33,2 milyar TL’lik artış sağladı.

Saray’a ‘itibar’, halka ‘tasarruf’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “2019-2021 Dönemi Yatırım Programı Hazırlıkları” ile ilgili genelgesinde “Bu dönemde temel hedef ekonomide dengelenmeyi ve sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirmek. Kamu harcamalarında tasarruf yapmak, enflasyonu düşürerek fiyat istikrarını korumak temel önceliklerimizdir” ifadelerini kullandı.

Konuşmasına şu sözlerle devam etti; “Proje bazında ödenek teklif ve tahsislerinde devam eden öncelikli projelerden en kısa sürede tamamlanabilecek olanlara öncelik verilecektir. Tasarruf tedbirleri kapsamında zorunlu haller dışında 2019 Yılı Yatırım Programı’na yeni proje alınmayacaktır. Mevcut kamu sabit sermaye stokundan azami kapasitede yararlanılması için gerekli bakım ve onarımlara önem verilecek, vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarına ve ekonomide katma değer artışına doğrudan hizmet etmeyen projeler teklif edilmeyecektir.”

Orta Vadeli Mali Plan’a göre ise geçen yıl yayımlanan planda 1 milyar olarak öngörülen Cumhurbaşkanlığı 2019 bütçe ödeneği, 2.8 milyar TL olarak revize edildi.

Erdoğan’ın emrine yeni banka

AK Parti’nin hazırladığı yasa teklifine göre Türkiye Kalkınma Bankası; doğrudan Saray’a bağlanacak, Bankacılık Kanunu’na göre davranmak zorunda olmayacak, Erdoğan’ın talimatıyla bütçeden gelen kaynağı istediği kurum ve kişiye aktarabilecek, BDDK denetiminin dışına çıkacak.

Kaynaklar: sputniknews.com, diken.org, cumhuriyet, birgün, sendika.org, evrensel, 22 Ekim 2018