Doğal sit alanı Ayder Yaylası’na katlı otopark

Erdoğan’ın talimatıyla Ayder Yaylası’nı dönüştürecek proje ortaya çıktı: Yaylaya katlı otopark inşa edilecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ayder’i kirlettik, rezil ettik” çıkışıyla gündeme gelen Rize’deki Ayder Yaylası için hazırlanan Kentsel Dönüşüm Projesi’nin ayrıntıları ortaya çıktı. Buna göre doğal sit alanı yaylaya, 750 kapasiteli katlı otopark inşa edilecek.

Çamlıhemşin ilçesinde bulunan Ayder Yaylası, 1987 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla ‘turizm merkezi’ ilan edildi. Aynı zamanda belediye mücavir alanı olan ve doğal güzelliğiyle öne çıkan yaylada, bu tarihten sonra gelişigüzel yapılaşma başladı. 1994 yılında ‘milli park’, 1998’de ise ‘doğal sit alanı’ ilan edilerek, korumaya alınan Ayder, 2006 yılında da Bakanlar Kurulu kararıyla ‘kültür ve turizm koruma gelişim bölgesi’ ilan edildi. 1998’de doğal sit alanı olan yayla için 2 yıl içinde ‘koruma amaçlı imar planı’ oluşturulması gerekiyordu; ancak aradan 20 yıl geçmesine rağmen halen imar planları hazırlanmadı.

Ulaşım sorununa çift yönlü yol!
Erdoğan’ın açıklamasının ardından, Ayder Yaylası’nda, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) öncülüğünde, 5 bakanlığın ortaklaşa uygulayacağı Kentsel Dönüşüm Projesi hazırlandı. Yeni projeyle otopark, otel ve pansiyon alanları, seyir terasları, günübirlik eğlence alanları, çadır ve kamp bölgeleri ile giriş- çıkış noktaları belirlendi. Buna göre, yaylaya 750 kapasiteli katlı otopark yapılacak. Otoparka araçlarını bırakan ziyaretçiler, seyir terasına ardından da trambüslerle yayla merkezine ulaşacak. Ulaşım sorununa çözüm iddiasıyla da, yaylanın alt kodunda çift yönlü yeni yol yapılacak. Ayder Yaylası ve civardaki Ausor, Hüser ve Kavron yaylalarına gitmek isteyenler, bu yolu kullanacak. Yaylaya araç girişi sınırlandırılacak ve en fazla 2 katlı yatay yapılar inşa edilecek.

Vali’den destek
Rize Valisi Erdoğan Bektaş da, “Ayder, ülkemizde çok da örneği olmayan bir yayla amaçlı kasaba görünümüne kavuşacak. Projeden umutluyuz” diyerek projeye destek verdiğini açıkladı.

‘Geri dönülemez bir tahribat yaratacak’ 
Yaşam ve çevre savunucuları ise, bölgedeki çalışmaların ekolojik yapıyı bozacağını ve doğal alanlarda geri dönülemez tahribat yaratacağını belirterek, projeye tepki gösteriyor.

Birgün