DEDEF: Sessiz kalanlar Dersim’de baraj yapmak isteyenlerdir

Greenpeace başta olmak üzere çok sayıda ekoloji ve çevre örgütünün Dersim’deki orman yangınına sessiz kalmasını eleştiren DEDEF Genel Sekreteri Hasan Şen, “Sessiz kalanlar Dersim’de baraj yapmak isteyenlerdir” dedi.

Dersim’in Bali Deresi, Bali Mezrası, Müşkirek, Bakır Dağları ve Çırtık Deresi’nde bombalama sonucu çıkan yangınlar büyüyerek devam ediyor. Resmi kurumlar çıkan yangınlara müdahale etmezken, yöre halkının yangını söndürme girişimleri de engellenmeye çalışılıyor. Ülkenin batısı ise binlerce canlının, mera alanlarının yok olmasına karşı sessizliğini sürdürüyor. Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Sekreteri Hasan Şen, Dersim’de çıkan yangına ilişkin değerlendirmede bulundu.
‘Batıda emeğe, Dersim’de insana düşman’
Dersim’in ülkenin en önemli ormanlık alanlarından biri olduğunu belirten Şen, özellikle Munzur Vadisi ve çevresinde ormanlık alanların daha fazla olduğunu söyledi. Köylerdeki yerleşim yerlerinin büyük oranda ormanlık alanların içerisinde olduğuna dikkat çeken Şen, çıkan orman yangınlarının insan ve doğa yaşamını tamamen etkilediğini kaydetti. Şen, Dersim’de her yıl askeri operasyonlardan sonra ormanların yakıldığına vurgu yaparak, “Dersim, Alevi ve Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı, esasında mücadelenin ve özgürlüğün olduğu bir yer. Her zaman sisteme muhalif olmuş. Sistem için ‘çıban başı’ olarak görülmüştür. Bu durum onları rahatsız ediyor. ‘Terörle mücadele’ ettiklerini söyleyerek bölgede insansızlaştırma politikası izliyorlar. Meracılığın, hayvancılığın ve arıcılığın yapıldığı bir dönemde bu yangınları çıkartarak oradaki yaşamı yok etmeye çalışıyorlar” diye konuştu.
AKP’nin emeği, doğayı ve kentleri yağmalayan bir politika izlediğinin altını çizen Şen, “Batıda emeğe, Karadeniz’de doğaya, Dersim’de de insana düşman” dedi. Ayrıca Dersim’de altın, bakır ve birçok madenin tespit edildiği yerlerden biri olduğuna dikkat çeken Şen, bu alanların sermaye ve rant için de yakıldığını kaydetti.
Ormanları yakarak…
Ormanları yakarak, meraları yasaklayarak “terörle mücadele” edilemeyeceğinin altını çizen Şen, “Gerçekten bir sorun varsa demokratik yollarla çözmek gerekir. İnsanların yaşam alanını yok ederek, yakıp uzaktan seyrederek değil. Ormanların insan ve diğer canlılar için önemli olduğu ve korunması gereken yerler olduğu bilincine sahip olmak gerekir. Dersim halkı yaşamını o dağın, vadinin ve ormanın verdiği nimetlere borçlu” diye belirtti.
‘Yangını yok sayıyorlar’
11 Ağustos’ta Bursa’nın Mudanya ilçesinde meydana gelen orman yangınını hatırlatan Şen,  “Mudanya’daki yangına 58 itfaiye aracı, 5 söndürme helikopteri, yüzlerce itfaiyeciyle birlikte müdahale edilirken Dersim’de çıkan yangına köylülerin bile müdahale edilmesine izin verilmiyor. Çok eski bir itfaiye aracıyla müdahale etmeye çalışıyorlar. Orman işletmede bu işle görevli olan insan sayısı çok az. Sadece insanların seyretmesini sağlıyorlar. Bizim için feci olan bu. Devletin içinde bulunduğu aciz durum başta valiliğin Dersim’deki yangını yok saymasıdır. Yıllardır temel hak ve özgürlükleri yok saydıkları gibi bunu da yok sayıyorlar” şeklinde konuştu.
‘Greenpeace’n maskesi yıllar önce düştü’
Sosyal medyada Greenpeace üyelerinin Dersim’de çıkan yangınla ilgili herhangi bir çalışma yürütmemesine de değinen Şen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Greenpeace, ‘Bölgede politik bir mesele var biz taraf olamıyoruz’ diyorlar. Esasen doğanın korunması politiktir. Bizim zaten Greenpeace’den beklentimiz yok. Onların maskeleri yıllar önce düştü. Greenpeace, Tema, Doğa Derneği gibi sermaye tarafından beslenen kurumların ekoloji mücadelesine katabilecekleri hiçbir şey yok. Bunlar ortaya çıkabilecek ekoloji mücadelelerini bastırmak için oluşturulmuş kurumlardır. Onların hizmet ettikleri yer bellidir. O vakıfların mütevelli heyetinde olanlar bugün Dersim’de baraj yapmak isteyen, maden çıkarmak isteyenlerdir. Zaten hem orayı isteyip hem oranın ağaçlarını korumak tezattır.”
‘Seferberlik ruhuyla…’
Dersimlilerin de seferberlik ruhuyla orman yangınlarının söndürülmesi konusunda çaba sarf etmesi gerektiğini vurgulayan Şen, “Ayrıca her Dersimlinin bu saatten sonra orman nasıl söndürülür dersi alması gerekiyor. Ülkemizde 70 yılda binlerce orman yangını çıkmıştır. Sadece yüzde 2 buçuğu tesadüfen çıkmış. Diğerleri ise insan eliyle gerçekleşmiştir. Görünen o ki önümüzdeki dönemlerde de orman yangınları devam edecek” şeklinde konuştu.
MA