ÇHD: Dayanışma Çağrımızdır

Tahliye edildikten sonra haklarında yeniden yakalama kararı çıkarılarak gözaltına alınan  Çağdaş Hukukçular Derneği açıklama yayınladı.

Açıklamanın tam metni ;

” Derneğimiz başkanı Selçuk Kozağaçlı da dahil olmak üzere, Çağdaş Hukukçular Derneği üye ve yöneticisi 17 arkadaşımız yaklaşık 1 yıl boyunca haksız ve hukuksuz olarak kapatılmalarının akabinde, dün akşam saatlerinde İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edildi. Tahliye gerekçesinde, AİHM’in uzun tutukluluk ile ilgili kararları, suç vasfının değişmesi ihtimali, sanık avukatların savunmalarını vermiş olmalarının yanı sıra, avukat olmalarına özel bir vurgu yapıldı. Bütün bu vurgular Türkiye’nin içinden geçtiği mevcut faşizm koşulları içerisinde ilgi çekici idi.
Tahliye süreci elbette sorunsuz olmadı. Dostlarımız hakkında karar akşam saatlerinde verilmesine rağmen, serbest bırakılmaları, keyfilikle sabah saatlerine kadar ertelendi. Üstelik, bizlere haber dahi verilmeksizin, dostlarımızı Silivri’deki otoban gişelerine bırakarak, işkence başlıklarına bir yenisini eklemekten de geri durmadılar.

Bugün saat 19.30’da meslektaşlarımız tahliye sonrasında İstanbul Barosu’nda bir araya gelme kararı almıştır. Bu buluşmaya katılmak için İstiklal Caddesi Orhan Adli Apaydın Sokak’a gelen meslektaşımız Av. Aycan Çiçek’in İstanbul Barosu’nun kapısının önünde Terörle Mücadele polisleri tarafından yaka paça ve işkence ile gözaltına alınması ile birlikte, savcının tahliye kararını hazmedemeyerek yemeden içmeden, tek bir hukuki argüman kullanma gereği duymaksızın, sakız olmuş kaçma şüphesi saçmalığından dem vurarak, itirazda bulunduğu ve meslektaşlarımızı tahliye eden aynı mahkemenin, hukuki hiçbir yanı olmayan boş laflardan ibaret bu dilekçe üzerine, 12 meslektaşımız hakkında yakalama kararı çıkarttığı öğrenilmiştir.

An itibariyle Aycan Çiçek, Engin Gökoğlu, Aytaç Ünsal ve Behiç Aşçı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde alıkonulmaktadır. Ahmet Mandacı ise Çanakkale’deki evinden gözaltına alınmıştır.

Bu gözaltı saldırısı esnasında Av. Aycan Çiçek’in yanında bulunan İstanbul Şubemiz Başkanı Av. Gökmen Yeşil darp edilmiş, yine Av. Aytaç Ünsal’ın yanındaki meslektaşımız Av. Mehmet Refik Atalay ters kelepçelenerek gözaltına alınmak istenmiştir.
Bütün bu saldırıları yürüten, meslektaşlarımızı darp eden TEM polislerini tek tek tanıyoruz. Kendilerince bizden Bakırköy Adliyesi’nde duruşma salonundan kapı dışarı edilmenin intikamını alıyorlar! Böyle yılmayacağımızı hala öğrenemediler! Bir kez daha ilan edelim, tek bir ÇHD’li kaldığı sürece, duruşma salonlarını mesken tutmanıza izin vermeyeceğiz! O salonlarda biz olduğumuz sürece, siz olmayacaksınız!

Siz haksızlığın, hukuksuzluğun, onursuzluğun bekçisisiniz, biz onurun ve adaletin! Bugün sırtınızı sıvazlayanların saltanatı yarın çöküp gittiğinde, enkaz altında çırpınırken siz, suratınıza tükürmeye bile tenezzül etmeyeceğiz!

Son olarak 37. Ağır Ceza Mahkemesi Başkan ve Heyetine sesleniyoruz! Çıkartın o cübbeleri üzerinizden, istifa edin. Biraz olsun onurunuz varsa, hemen şimdi, şu dakika, gidin istifa edin! Kendi verdiğiniz kararın arkasında 24 saat duramadınız! 24 saat!.. Kim ne fısıldadı size? Kim çekti kulağınızı? Savcının itiraz dilekçesinde yeni tek bir cümle yok, bir satır zeka belirtisi, bir kuple hukuki argüman yok! Emir aldığınız kişilerle ömrünüz birbirine bağlı. Geçmişteki meslektaşlarınıza bakın ibret alın! Biraz olsun utanın ve istifa edin!

Bizim işimiz, adalet ve onur mücadelesi, bizim işimiz dayanışma! Böyle ne yorulur, ne bıkarız, ne de umutsuzluğa kapılırız. Öfkemiz, her daim üzüntümüze baskın gelir! Bir de her daim hatırlarız! Hiç şüpheniz olmasın, biz haksızlığı, adaletsizliği, düşmanca saldırılarınızı asla ve asla unutmayız!

10.09.2018 günü başlayan 5 günlük duruşma maratonunda, 1 yıllık rehin alınma süreci boyunca nasıl dostlarımızı yalnız bırakmadıysak, yine bırakmayacağız.

Hepimizin sabrını zorlayan bu süreci birlikte aşacağız!

Biz kazanacağız! ”

ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ