Cargill Genel Müdürlüğü önünde eylem: Polis tacizi işçilere engel olamadı

Sendikalı oldukları için işten atılan ve işlerini geri istedikleri için Bursa’dan İstanbul’a yürüyüşe geçen Cargill işçileri dün geceyi Kartal’da geçirdi. İşçiler bugün Ataşehir’de bulunan Cargill Genel Müdürlüğü’nün önünde yürüyüşlerini sonlandırarak bir açıklama gerçekleştirdiler.

Dün, yürüyüşlerinin 5. gününde Tuzla’da darp edilerek gözaltına alınan işçiler akşam saatlerinde serbest bırakılmıştı ve geceyi Kartal’da geçirmişlerdi.

Bursa Orhangazi’den başlattıkları yürüyüş süresince her türlü polis tacizi ve engellemeyle karşılaşan  işçiler kararlılıkla sürdürdükleri yürüyüşlerini bugün, Cargill Genel Mekezi önünde gerçekleştirdikleri basın açıklaması ile sonlandırdılar.

Direnişteki Flormar işçilerinin de selamlandığı açıklamaya “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Yılgınlık yok direniş var”, “Açlıktan ölmeyiz biz bu yoldan dönmeyiz” sloganlarıyla başladılar.

Açıklamada;

“Tam 6 gündür başlattığımız yürüyüş bugün son bulmuştur. Yürüyüşümüz burada son bulmuştur ama bizim direnişimiz bugünden sonra burada devam edecektir. Biz bu fabrikada 156 gün öncesinde anayasal hakkımızı kullandık. Biz çocuklarımızın geleceği için, onurumuz için, sendikaya üye olduk. Üye olduğumuz için 14 arkadaşımızın iş hakkını feshettiler. Anayasal hakkımızı kullanarak sendikalı olduk. Orhangazi’den başlattığımız yürüyüş buraya gelene kadar bir çok zorluklarla, polis engellemeleriyle karşılaştık. Biz bu ülkeden anayasal hakkımızı kullandık. Onlarında yasalara uymasını istiyoruz. Buraya gelirken Flormar’daki arkadaşlarımızın selamını getirdik ” denildi.

Sizin mücadeleniz bizimde mücadelemizdir

Uluslararası Gıda Sendika Birliği temsilcisi; “değerli kardeşlerim Uluslararası Gıda İşçileri Sendikası’nın dayanışmaya destek mesajlarını iletiyorum. Uluslararası olarak tanınmış olan örgütlenme hakkınızın mücadelesi ve kararlılığı gözlerden kaçmamıştır. IUF’in Cargill’de örgütlenme sendikaları Cargill’in sizi işten haksız yere işten çıkarması üzere şirketle iletişime geçtiler. Dünyanın en büyük şirketine karşı gösterdiğinin mücadele bizimde mücadelemizdir” dedi.

Bütün mücadeleler hepimizin mücadelesidir

Cargill işçisi direniş öncüsü Suat Karlıkaya; “Gündüzleri yürüyüp geceleri sokakta yatarak tek talepleri var. yaşattıkları mağduriyetin giderilmesi ve tekrar iş başı yaptırılmalıdır. fabrikada işçiler 12 saat çalıştırılırken eleman sıkıntıları yaşanırken işlerin kotası yüzde on iken işlerin düştüğü eylül ayında bile makineler tam kapasite çalışırken işverenin nbş kotasının yüzde beşe düşmesini sebep göstermesi tam anlamıyla komikliktir. Senelerdir verilmeyen banka promosyonlarının bu ağustos ayında işçiye verilmesi sendikaya üye olmayın diye işçiye verilen rüşvettir. Cargill yönetimine buradan sesleniyorum cargillin etik kuralına göre bulunduğu ülkenin kanunlarına uyma taahhatünüz var. Bu arkadaşlar için açmış olduğumuz işe iade davalarını kazanırsak bu arkadaşlarımızı iş başı yaptırma sözü veriyor musunuz? Yoksa daha önce sizi sendikal tazminata mahkum ettiren 7 tane arkadaşımıza yaptığınız gibi tazminatlarını ödeyip iş başı yaptırmayacak mısınız? Siz zaten sendika konusunda sabıkalı bir şirketsiniz. Dünyada birçok ülkede sendikalı iş yeriniz olduğu halde neden Türkiye’de sendika düşmanlığı yapıyorsunuz? Buradan Cargill yönetimine sesleniyoruz sendikalaşmanın önüne geçebilmek için işten attığınız 14 arkadaşımızı hemen iş başı yaptırın. Aksi takdirde Tek Gıda-İş Sendikası olarak gerçek anlamda eylemlerimize başlayacağız. Kazanana kadar da vazgeçmeden devam edeceğiz. Bu konuda üyesi bulunduğumuz Uluslararası Gıda Sendika Birliği aracılığı ile bütün dünyada da bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Cargill mücadelesi sadece cargill işçilerinin değil bütün işçi sınıfının mücadelesidir. Aynı firmanın işçisinin, 3. havalimanı inşaatı işçisinin, flormar işçisinin, real-makro işçisinin olduğu gibi bütün mücadeleler hepimizin mücadelesidir. Buradan emeği ve ekmeği için mücadele eden herkese selam olsun.” ifadelerini kullanarak açıklamalarına son verdiler.