Bazen haber yalnızca haber değildir – Ercan Ayrancı

Çocuklarımız… kan… işkence… zulüm… direniş…

Bu kelimeler yanyana gelince haber olmaktan çıktı dün akşam Kadıköy’de yaşananlar bizim için.

15-16 yaşında çocukların zulme direnişini kaydettik dün hep birlikte. Ve direniş, haber olmaktan çıktı bir anda yüreklerimizde…

Kadıköy’de dün akşam işkenceyle gözaltına alınan, polis otosunda ve karakolda da işkenceye maruz kalan, elektirikli jop ile dövülen yoldaşlarımızı zulmün elinden ancak sabah 04:00’de alabildik. Onca işkenceye rağmen tarih direnişten başka bir şey yazmadı. Hiç kimse genç yoldaşlarımızın boyun eğdiğini görmedi. Bir an olsun dik durmaktan vazgeçmediler.

Onlar dik duruşlarından taviz vermedikçe yıkıldı korku duvarları…

Dün akşam en gençlerimiz her sene karne günü olduğu gibi Kadıköy’de  “Karneler Sizin Gelecek Bizim” diyeceklerdi. Kameralar haber için kayıttaydı, muhabirler bir kaç kare alacak gençlerin eylemini takip edeceklerdi. Bir anda haber olmaktan çıktı her şey, yerlerde sürüklenerek darp edilen, gözaltı otobüsünün içinde işkence yapılan çocuklarımızın görüntülerini kaydediyordu kameralarımız. Yoldaşlarına işkence yapıldığını görünce önündeki barikatı yıkıp aşan, Kadıköy’ü zulme dar eden geçlerimizi kaydettik. Kadıköy’de dün, en gençlerimiz ‘Devrimci dayanışma’ nedir tekrar gösterdi bize!

Doktor kontrolüne getirilen liselilerden birinin sözleri çınlıyor hala kulaklarımızda; “Kafamı üç yerden yardılar. Dudağımı patlattılar”…

Hadi dönelim ve bir kez daha bakalım o 14 saniyelik görüntüye, bakın gözlerine o genç devrimcinin, ne görüyorsunuz? Yaralarına rağmen umutlu bir direniş öyle değil mi?

Tek tek yayımlandı serbest bırakılış anları çocuklarımızın, hadi dönün bakın yine o görüntülere, ben zafer kazanmış gülümseyen gençler görüyorum, ya siz?

Onlar gencecik bedenleriyle en önümüze geçip nasıl zulmün önünde dik durulur, zalime boyun eğmemek nedir hepimize gösterdiler.

Umudunu kaybeden tekrar dönüp baksın çocuklarımızın gözlerindeki parıltıya. Umut işte tam da o gözlerdeki ışıltıda dimdik ayakta!

Soluksuz dokuz saat süren direniş yazıldı dün akşam tarih sayfalarına, umudunu yitiren dönüp baksın bir daha Deniz’in, Mahir’in, İbrahim’in yoldaşlarının gözbebeklerine…

Fakat sevgili dostlar, dün akşam Ahmet Şık bir şey söyledi gözlerimizin içine bakarak ve çok haklıydı.

”Orada herkesin gözü önünde o çocuklara işkence yaptılar ve hiçbir şey yapmadınız. Bu ayıp da sizin olsun diyorum.”

Sonuna kadar haklıydı Ahmet Şık, kenara çekilip ıslık çalmakla, yuh çekmekle bu iş olmaz, hepimize dert olsun.

Şimdi vakit gençlerimize sahip çıkma vaktidir,

12 Haziran Salı günü sabah saat 09:00’da Çağlayan adliyesinde gençlerin davaları görülecek, biz ne yapacağız?