Ankara'da direnenler buluştu

Kaldıraç, Aka-Der, İşçi Gazetesi ve Özgür Lise’nin “15-16 Haziran’dan Geziye direniş ruhuyla geleceğimizi kurmaya” şiarıyla düzenlediği etkinlik Ahmet Taner Kışlalı spor salonunda gerçekleşti.

Direnenlerin buluştuğu etkinlik sinevizyon gösterimi ile başladı.

Spartacus zincirlerini kırdıktan bu yana bizler mücadeleye devam ediyoruz

Konuşmacı olarak sahneye çıkan direnen emekçilerden Cemal Yıldırım, Zeynep Eyiol Yerli ve Ömer Kök söz aldı.

Cemal Yıldırım sözlerine ilk olarak; “Spartacus zincirlerini kırdıktan bu yana bizler mücadeleye devam ediyoruz. Tarihte ilk sözü Spartacus söyledi son sözü de biz işçi sınıfı örgütlenerek sözyleyeceğiz. Biz kazanacağız.” diyerek sözlerini bitirdi.

Zeynep Eyiol Yerli ise; ” Direnişlerimize devam edeceğiz, biz kazanacağız” dedi.

Ömer Kök; ” Bütün dostları, Nuriye ve Semih’i buradan selamlıyorum. Bizleri işten atmalarının sebebi bizler biat etmediğimiz için, bizler sosyalist olduğumuz içindir. Bizler sadece işimiz için değil devletten yaptığı bütün katliamlardan hesap sorana kadar mücadelemize devam edeceğiz.” diyerek konuşmasına son verdi.

Cesaret bulaşıcıdır

KHK ile ihraç edilen Sokak Akademisyeni Süreyya Karacabey konuşmasından “Gerçeklerle yüzleşmezseniz karanlığa gömülürsünüz. Devlet bizden korkuyor. Onların korkusu yaman. Bu yüzdendir ki Sur’da çocukların öldürülmesi, Nuriye ve Semih’in tutuklanması. Artık üniversiteler bizler için bir şey ifade etmiyor. Çünkü artık sokakta birbirimize sahip çıkıyoruz. Korkutamıyorlar, sesimiz daha da yükselecek. Cesaret bulaşıcıdır. Biz hep beraber o şenlikli günü birlikte seyredeceğiz.” diyerek konuşmasına son verdi.

Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği

Klisom İşçilerinin de bulunduğu etkinlikte işçiler konuşmalarına işçi sınıfını ve Ethem Sarısülük’ü selamlayarak başladı. Konuşmada Ostim’in patronlar açısında sömürü cenneti olduğunu söyleyen işçiler 25 yıl önce Birleşik Metal rüzgarından etkilenip sınıflarının bilincine vardıklarını  ve mücadelelerine yol gösterdiklerini vurguladılar. Sözlerine son olarak “Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği. Kahrolsun sermaye.” diyerek son verdiler.

15-16 Haziran’dan Gezi’ye direnenlere, teslim olmayanlara selam olsun diyerek sahneyi Mukavemet aldı. İlk parçalarını da bedenini açlığa yatıran Nuriye ve Semih için seslendirdiler.

Artvin Halkı söz verdi. Son maden aracı gidene kadar mücadele devam edecek

Cerattepe AKEV Başkanı Demir Akın Cerattepe’de ki direnişi şu sözleriyle anlattı: “Herkes sokaktaydı. Cerattepe’ye bir şey olursa esnaf kepenk kapatacak durumdaydı. Devlet orada algı yaratmaya çalıştı. Reklam panolarına iş vereceğiz ilanları asıldı. 5-6 kadın bu afişleri asanları oradan kovup bütün afişleri yırttı. Artvin söz verdi son maden aracı gidene kadar mücadele sürecek. Bu mücadele yaşam mücadelesi. HES’lere, Yeşil Yol’a, Diyarbakır’da bombalanan Sur halkına sadece Cengiz gidene kadar değil iktidar gidene kadar mücadelemiz sürecek.” diyerek sözlerine sona verdi.

Hopa çay üreticisi Mümtaz Başar ise konuşmasında 24 Ocak kararı tarafından fabrikaların özelleştiğini ve çay üreticilerinin sömürüye uğradığını dile getirdi. 300 ailenin ortak olduğu Hopa çay halkın iradesiyle ayakta durduğunu söyleyerek sözlerine son verdi.

Gül diyor ki “İSYAN”

 

Şair Mehmet Özer sahneye elinde Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın fotoğrafının bulunduğu döviz ile çıktı. Özer konuşmasında direnişin önemini vurguladı ve konuşmasına “Gül diyor ki İsyan” şiiriyle son verdi.

Direniş sen ne güzelsin, nasıl bir özgürlüksün

Etkinliği düzenleyen kurumlar adına konuşmasını yapan Betül Koca konuşmasında direnişin önemine vurgu yaptı. Küba’dan Ekim Devrimi’ne, Cizre’de ki devlet teröründen IŞİD’e, şişe cam direnişi, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın direnişleri, Selahattin Demirtaş’tan, 10 Ekim’den, zeytin ağaçlarından bahseden Koca bu yaşananların direnişleri öğrettiğini söyleyerek konuşmasına son verdi.

Sonrasın sahneyi Grup Abdal aldı. Abdal “Biz sanatçılar hep ezilenlerin yanındayız” diyerek türkülerini söyledi.

Devrim bizim sözcüğümüz..

Şair Zerrin Taşpınar ” Ben bir yazar örgütü olarak buradayım. Biz buradan aldığımız bu coşkuyla sözcükleri kullanacağız. Devrim bizim sözcüğümüz başkasının ağzına yakışmıyor. Bize düşen sokakta olmak, direnenlerin yanında olmak, toplumu değiştirmek.” dedi. Ve sözlerine kendisine ait bir şiiri okuyarak son verdi.

Ardından sahneye sanatçı Burhan Berker çıktı ve selamlamasını kürtçe yaparak ezgilerini söylemeye başladı.

Etkinlik halaylarla sona erdi.