Aklınıza mukayyet olun – Canan Sümer (Afrika Gazetesi)

Savaş sadece öldürmez kirletir de…
Vicdanları kirletir.
Yağmalamayı hırsızlığı olağan kılar.
Kuzey Suriye’de, Esat döneminde faal olarak çalışan ancak son dönemde işletilemeyen fabrikaların parça parça sökülüp Türkiye’ye getirildiğini biliyor muydunuz?
Halep’te çoluk çocuk demeden insanları katleden cihatçı katiller, sanayi sitelerindeki tüm makinaları bir bir söküp Türkiye’de sattığından haberdar olanlarımız vardır muhakkak.
Bölgedeki işadamlarının verdiği bilgilere göre,
“Bugüne kadar yaklaşık 15 dev fabrika sökülüp sınırdan geçirilerek Türkiye’ye getirildi.
Bunun yanında birçok küçük tesisin parçaları da yine aynı şekilde sınırdan Türkiye’ye sokuldu.
Bu fabrikalardan bazıları bölgede kurularak işletmeye alınırken bir kısmı ise Güneydoğu’da parça parça ikinci el olarak el değiştirdi. Daha sonra başta İstanbul olmak üzere ihtiyacı olan Batı illerine hurda olarak satıldı.”
1974 savaşında Kıbrıs’ta da benzer durumlar yaşanmıştı.
O dönem Kıbrıs’ı yağmalayanlar şimdi de bir şekilde Suriye halkına ait zenginliklerinden nemalanıyorlar.
Evlerinden yerlerinden kovulan Rumlar geride yaklaşık 400 bin dönüm taşınmaz mal…
46.000 adet özel mülk…
Yüzlerce Otel, banka, fabrika ve atölye gibi ticari mülk bıraktı.
Başa getirilen işbirlikçi yönetimlerin de desteği ile tüm bunlar yıllarca yağmalanarak mevcut durumun devamı sağlandı.
Tüm bunlar gerçekleşirken yaşadığımız ada yarısı giderek çirkinleşti, betonlaştı, kirlendi ve ilkelleşti.
Diğer yandan on yıllardır dayatılan yabancı bir yaşam şekli, tüm nefes borularımızı bir bir kapatmaya çalışıyor;
-Ya olacak ya olacak, diyor faşizan dinci rejim.
Orta öğrenimdeki din derslerinin seçmeli yapılmasını ve Hala Sultan İlahiyat Kolejinin KKTC Eğitim Bakanlığınca incelenmeye alınmasını hazmedemiyor.
Ekonomik baskısı ile bizi terbiye etmeye çalışıyor…
Huzuruna çağırttığı Eğitim Bakanı’mızla da görüşmüyor.
Geçmişin karanlık dehlizlerinden okullara, kitaplara oradan da yetişen neslin dimağlarına ulaşmayı hedefleyen bir yobaz zihniyetle karşı karşıya değil iç içeyiz.
Türkiye’de tüm muhaliflerini, TSK’ni bile tasfiye eden…
Ülke hapishanelerini düşünen, sorgulayan, yazar, çizer, akademisyen ve gazetecilerle dolduran bu kirli iktidarla iç içeyiz.
Giderek daha çok kirleniyoruz ve anlamsızlaşıyoruz…
Hayvancılarımız ‘Tayyib’in askerleriyiz’ diyerekten hak talebinde bulunuyor.
Başbakanımız Türkiye hükümeti ile yaptığı verimli görüşmeden sonra “tünelin ucunda ışık yok” açıklamasını yapıyor.
KKTC Maliye Bakanı Serdar Denktaş ise eylemcilerin talepleri karşısında ağlamak istiyor…
Türkiye ve KKTC gündemini ciddi bir şekilde takip etmek akıl sağlığınızı bozabilir.
Benden söylemesi…
Aklınıza mukayyet olun!


Canan Sümer
12 Eylül 2018
Afrika Gazetesi