Adnan Yücel'in Sivas katliamı için yazdığı şiir

GÖZLERİN DÜŞÜYOR ALEVLERE

Hangi aşk yaşadı böyle bir ayrılığı

Kendi sesimizi bile susturamadık

Otuzbeş damlası buharlaştı ömrümüzün

Kendi yüreğimizi bile inandıramadık

Anılar da avutmadı bizi

Ağıtlarda yakmadık

Türküler oğul verirken dudaklarımızda

Akarsuların boğulduğuna inanamadık

Öyle bir leke ki sabahın yüzünde

Biz böyle kalleş ölümlere alışamadık

Sulara bakışlarını yansıtma artık

Çıldırma vaktinin gecesidir yaşadığın

Yüreğin tam otuzbeşe bölünmüş

Özür dilemen yetmez gelinciklerden

Gül olup alevler içine düştün mü hiç

Ya da güneşin ışıktan urganlarında

Pir Sultanca yeniden dirildin mi

Yok başka türlü ufukların ışıması

Turaç seslerinde nar patlaması

Adı yok boynumuzda çürüyen iplerin

Ağzında ateş çiğniyorsun yine

Gözbebeklerinde alev tüketiyorsun

Asım Bezirci Karacaoğlan ı soruyor

Kaçıncı şiirdesin

Uğur kendini kuşatıyor kendi sesinde

Hangi sesin kaçıncı rengindesin

Asaf bir otel bahçesinde

Kirpiklerini çiziyor türküler üstüne

Elinde anılar tutsağı bir fotoğraf

Behçet in kolları siliniyor omuzlrından

Gözlerin şimdi kaçıncı mevsimde

Hasret in sesi tutuşuyor iliklerinde

İsyanlar nöbet değiştiriyor

Ateşte semaha durmak diyor bir dost

Yakıyor seni bu sessizlik-beter yakıyor

Yemekler utançla pişiyor ocaklarda

Ateşten kan sıçrıyor ellerine

Güneşten önce gözlerin düşüyor alevlere

ADNAN YÜCEL