Adalet Yürüyüşünün 18'inci gününde Sivas Katliamı unutulmadı

Kemal Kılıçdaroğlu Adalet Yürüyüşü’nün 18. gününde 2 Temmuz’da Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı ve adalet talep etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mola yerşnde yaptığı açıklamada 2 Temmuz Sivas Katlimı’nda yaşamını yitirenleri andı ve 24 yıllık adalet arayışını dile getirdi. Yürüyüşe depremzedelerle, 10 Ekim katliamında yaşamını yitrenlerin aileleri de katıldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MİT TIR’ları davasında CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından Ankara’dan İstanbul’a başlattığı Adalet Yürüyüşü’nün 18. gününde.

Saat 07.00’de Sakarya’nın Erenler ilçesi Dörtyol Mevkii’ndeki mola yerinde açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, 24 yıl önceki Sivas katliamında katledilenleri anarak, ” Son derece kararlı, azimli, bilinçli bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Yürüyüşümüze destek veren vatandaşlar da bizim arzu ettiğimiz gibi her türlü provokasyona karşı duyarlılıklarını koruyorlar. O nedenle o yurttaşlarıma da içten teşekkürlerimi gönderiyorum. Bugün 2 Temmuz Sivas katliamında hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Adalet arayışları hala devam ediyor. Bizim bu Adalet Yürüyüşü’nün ne kadar anlamlı olduğunu gösteren temel göstergelerden birisidir. Bu bağlamda hiç kimsenin inancından, kimliğinden, siyasi görüşünden ötürü suçlanmaması krimalize edilmemesi bizim en büyük arzumuzdur. İnsanı düşünceleri, fikirleriyle kabul edip, baş tacı etmeliyiz. Onlar ne zaman düşüncelerini açıklarlarsa bu düşüncelere hepimiz ortaklaşa saygı göstermeliyiz. Farklı düşüncelere sahip olabiliriz ama birlikte yaşama irademizi birlikte ortaya koymak zorundayız” dedi.

Taşeron işçiler için adalet istedi

Yaklaşık 1 milyon taşeron işçisinin kadrolu çalışmak istediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Onlar diyor ki ‘Bize söz verildi, kadro verilecekti, ne olursunuz bunu bir kez daha dile getirin.’ Adalet yürüyüşünde 1 milyonu aşkın taşeron işçisinin adalet talebini yine bu sabah saat 07.00’de hepinizin huzurunda dile getiriyorum. Onlar için de adalet istiyorum. Onlar da çalışıyor, üretiyor ve alın teri döküyor. Onlar da kadrolu çalışma ve iş güvenceleri olmasını isterler. Dolayısıyla adalet isterler ve adaleti sağlamak zorundayız” diye konuştu.

‘Bizi suçlamasınlar dinlesinler’

Kendilerinin suçlanmamasını, dinlenilmesini isteyen Kılıçdaroğlu, Peygamber  Muhammed’in “1 günlük adeletle yönetim, 60 yıl ibadet etmekten daha üstündür” hadisini hatırlatırken şöyle devam etti:

“Biz 1 gün değil, hepimiz adaletli davranalım diye yürüyoruz. 1 gün bile değil. Hepimiz bize destek veren tüm yurttaşlarımız adaletli bir yönetim, adaletli bir devlet, adaletli bir toplum istiyoruz. Adaletin egemen olduğu hepimizin rahatlıkla konuşabildiği, düşüncelerini ifade ettiği için hapse atılmadığı bir düzen istiyoruz. Bu açıdan umuyorum bizim adalet yürüyüşümüze ülkeyi yönetenler daha fazla kulak kabartmış olurlar. Suçlama yerine dinlemek, bir yöneticinin temel görevidir. Niçin biz yürüyoruz, hangi gerekçeyle yürüyoruz? Bize yapılan tüm hakaretlere rağmen neden sessiz kalıyoruz? Neden inançla ve kararla ‘Adalet, adalet adalet’ diyoruz. Bizi suçlamasınlar, bizi dinlesinler. Biz bu ülkenin insanlarıyız.”

Sivas’ın Divriği İlçesi’nden gelen kadınlar Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na açıklamasının ardından çiçek vererek, yürüyüşe katıldı.

Adalet Yürüyüşü’nde Sakarya Üniversitesi girişi Esentepe Meydanı’nda ilk mola verildi. Yaklaşık 7 kilometre süren yürüyüş ardından havanın da aşırı sıcak olması nedeniyle normalde yarım saatlik verilecek mola uzun tutularak yürüyüşün öğleden sonra başlamasına karar verildi. Sıcaktan etkilenenler yol kenarlarındaki çimlere yatarak dinlenmeye çalıştı. Yürüyüş sırasında yol kenarında duran birkaç kişi, üzerinde Türkiye ve Kanada bayrakları bulunan ‘We demand justice’ (Biz adalet istiyoruz) yazılı pankart açtı.

CHP Beşiktaş örgütü tarafından yürüyüş sırasında tutuklu akademisyenler için yaklaşık 600 metre uzunluğunda dilekçe açılarak yüründü. Yürüyüş sırasında üst geçitlerde korteji bekleyenler da gül yaprakları atarak yürüyenlere destek verdi.

Depremzedeler yürüyüşe katıldı

Marmara Depremi’nde birinci derecede yakınlarını kaybedenlerin geçici barınmaları için yapılan İzmit’te Arızlı Irak Konutları’nda oturanlar da yürüyüşe katıldı. Depremzeleder, “Biz de adalet istiyoruz. Arızlı depremzedeleri” yazılı dövizler taşıdı.

Depremzedeler adına konuşan Recep Uğur, “2008 yılından itibaren bürokratlarla sorunumuz devam ediyor. Depremzedelerin konutlarını ellerinden alıp bürokrat konutları yapmaya çalışıyorlar. Elimizde protokollerimiz ve daha önce çıkan yargı kararlarımız var. 2013 yılında dönemin Kocaeli Valisi Ercan Topaca çözüm sundu, biz depremzede konutların devrini beklerken şimdi elimize tebligat geldi ve tahliye etmemiz söylendi. Burayı tahliye etme şansımız yok. Burası depremzedeye hibe. Bize bu tebligatı gönderen kurum ile mülkiyet- kiracı ilişkisi gelişmiş değil, onun için de gönderilen tebligatı kabul etmiyoruz. Halkımız çatılarda ellerinde benzin bidonlarıyla bekliyor, buradan çıkmayacağız. Adalet bekliyoruz ve mumla arıyoruz. İzmit çıkışına kadar da bu yürüyüşe katılacağız” dedi.

Lütfiye Gönüller ise, depremzede olduklarını konutlardan çıkarılmalarını halinde kendilerini yakacaklarını anlatırken, “Bizi çıkartmaya çalışırlarsa evleri yakacağız. 78 yaşındayım, İzmit’e kadar adalet için yürüyeceğiz” diye konuştu.

10 Ekim aileleri de katıldı

10 Ekim Ankara Katliamında yaşamını yitirenlerin yakınları Adalet Yürüyüşüne katıldı.

HDP heyet yarın yürüyüşe katılacak

HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay’ın yer aldığı HDP heyeti yarın Adalet Yürüyüşü’ne katılacak. Heyet, HDP Eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde saat 14.00’de açıklama yaptıktan sonra yürüyüşe katılacak.  HDP heyetinde Kemalbay’ın yanı sıra eş genel başkan yardımcıları Saruhan Oluç, Sezai Temelli,  Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım, MYK üyeleri Beyza Üstün, Murat Mıhçı, milletvekilleri Celal Doğan, Erol Dora, Ertuğrul Kürkçü, Feleknas Uca, Mithat Sancar ve kayyımla görevden alınan Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk yer alıyor.

Evrensel