3. Havalimanı çalışanı bir işçi anlatıyor: “Çok ölümler oluyor. Olayı sessizce hallediyorlar.”

14 Eylül sabah saat 06.30 sularında 3. Havalimanı işçilerinin servislere binmeyerek kamp alanlarında başlattıkları direnişi, alanda bulunan bir inşaat işçisi anlatıyor.

Medyascope.tv’den Ufuk Çeri, telefonla direnişe katılan bir işçiyle yaptığı röportajda projeyi 29 Ekim’e yetiştirebilmek için gitgide artan ağır şartları gözler önüne seriyor.

Röportajın tamamı şöyle:

-Öncelikle eylem nasıl başladı?

Ben 2 gündür işte yoktum. Benim olmadığım günler bir servis kazası olmuş dün civarında. Burada 17 yaralı 4 ölü olduğu söyleniyor. Bu haber üzerine başlıyor her şey. Tabi bunun evveliyatı da var. Daha önceki düşme kazaları çok var. Zaten burada sayısız işçi ölümleri olduğu için bu da bardağı taşıran son damla oldu. Ondan sonra eylemler başladı. Katılım çoğaldı. Giriş çıkışları kestiler. Sabah 10 sularında askeri birlik geldi. Bir kaç biber gazı attı. Çatışma pek fazla olmadı. Sonrasında da müzakere olayları başladı. Sonrasında basın içeri girdi ama ulusal kanallar yoktu. Giren basında canlı yayın yaptı. HDP’li Milletvekili arkadaşlar destek için geldi.

Sorunlar bilindik sorunlar. İşçi ölümleri, yemekhane sorunları, yattığımız yatakhanelerin berbat olması, çoğu çalışan arkadaşlarımızın mesailerini alamaması, elden ya da bankaya yatan ücretleri iki bölmeleri vergi kaçırmaları.. Sonuçta bizim paralarımızı komple bankaya yatırmak zorundalar.

-Eylemi servis kazası mı tetikledi? Bu sabah ki eylem daha önce planlanmış mıydı?

Çok neden vardı ama bu servis kazası tetikledi.

-Çokça yaşanıyor mu bu tür kazalar? Özellikle servislerde mi yaşanıyor?

Bir tek servisteki değil. Serviste ölenlerin sayısı sahadakilerin çeyreği değildir. Sahada daha fazla oldu. Ama bunu ne burjuva medya ne ulusal kanallar veriyor. Sadece bir kere Cumhuriyet Gazetesinde gördük. Onun haricinde haberini yapan kimse yok. Çok ölümler oluyor. Olayı sessiz hallediyorlar. Sireni çalmıyorlar. Bir kaza olmuş diyelim olay yerine siren çalmadan sakince gidip alıyor. Adam öldü mü hastaneye mi gitti bilinmiyor. Bilgi vermiyorlar. Olaya şahit olmuşsan haberin oluyor. Gizliyorlar.

-29 Ekime yetişmesi için bir baskı yapıldığı söyleniyor?

Tabi. Çalışma koşulları çok hızlandırıldı. Benim başladığım dönem rüzgar hızı 45 iken çalışmayı kesiyorlardı. Şimdi artık 60’a 70’e çıktı ama kimse çalışmayı kesmiyor.

-Talepleriniz nelerdi eylem esnasında?

Benim aklımda kalan talepler eyleme katılan işçi arkadaşlarımızın işten atılmaması, daha önce işten atılan arkadaşlarımızın işe alınması, yemeklerimizin düzeltilmesi, ücretini alamayan arkadaşlarımızın ücretlerinin ödenmesi, ücretlerimizin elden değil banka üzerinden yatırılması, servis sorunlarının iyileştirilmesi.

-Önceden yemekle ilgili sorunlar çıkmıştı ve bu da basına yansımıştı. Şu andaki durum nedir?

Hiçbir değişiklik yok. Yemekler kötüydü daha da kötüleşti. Gıda mühendisi gelmişti bir keresinde yemeklerin kötü olduğunu ve iyileştirmek için anket yaptığını söylemişti. Destek istemişti. Bu mühendis arkadaş anketi yaptıktan sonra 2 hafta için yok oldu. Ondan sonra yemekler daha da kötüleşti. Muhtemelen o adamı ayağını oradan kaydırdılar.

-Barınmada da sorun olduğu söyleniyor?

Evet. Ben aslında kamplarda kalmıyorum evime gidip geliyorum ama bayramda burada servis olmadığından kaynaklı arkadaşlarımla birlikte kaldım. Tahta kuruları cirit atıyordu. Hemen yatakhaneden çıktım baştan ayağa her şeyimi yaktım. Çalışma koşulları çok kötü.

-Peki şikayetlerinizi yetkililere iletiyor musunuz? Çalışma bakanlığına vs.

Çalışma bakanlığına bir arkadaşımız telefon etti. Tamam deyip bizi geçiştirdi. Zaten bizim başımızda yetkililere çok bir şey diyemiyoruz. Zaten işe girerken bize çıkış imzalattılar. Cebinde. Zaten insanlar işimden ekmeğimden olacağım diye korkuyor.

Ne zaman ki eylem oldu insanlar bir araya geldi içlerindeki o öfkeyi döktüler. Yoksa normal zamanda çok fazla konuşamıyorsun. Sonra diyorlar ki 30.000 işçi yiyor da sen mi beğenmiyorsun. Çok denk geldik.

-Bugünkü nasıl sonuçlandı? Jandarma saldırısından sonra herhalde şirket yetkilileriyle bir görüşme yaptınız?

Jandarmalardan birisi geldi. İyi polisi mi kötü polisi mi oynadılar anlamadık ama sakin davrandılar. Bize şöyle dedi gelen jandarma aranızdan yetkili seçin 5 – 10 kişi gidin dertlerinizi sıkıntılarınız anlatın anlaşmanızı yapın. Ana firmanın yetkilileriyle görüştürdüler. 15 maddelik görüşme onaylandı, kabul edildi dediler ve eylemi bitirdiler.

-Şuanda çalışma devam ediyor mu peki?

Sabah erken saatte eylem başlamadan oldu. Ama şuanda çalışma yok.

-Yarın iş başı olacak mı?

Şuanda bir şey bilmiyoruz. Yarın ne olur bir fikrimiz yok. Durumların iyileştirildiğini nasıl görürüz bilemiyoruz.