10 Ekim ailelerinden mahkeme heyetine adalet çığlığı

10 Ekim Ankara Katliamı davasının 9. duruşması başladı. Duruşma öncesi açıklama yapan aileler gerçek sorumluların da yargılanmasını istedi.

Türkiye tarihinin en büyük katliamı 10 Ekim Ankara Katliamı’nın davası, delillerin eksikliğine ve tüm sorumluların ortaya çıkarılmamasına rağmen bitirilmek isteniyor.Avukatlar davanın 9. grup duruşmalarında delillerin eksikliği, yeterince incelenmemesi, devletin sorumluluğunun üzerinin örtülmesine tepki gösterdi. Mahkemenin tutumunu eleştiren Avukat Tonguç Cankurt, mahkemenin mütalaa aşamasına gelmediğini belirterek, dosyanın geldiği aşamanın mı, yoksa kariyerin mi önemli olduğunu sordu. Katledilen yakınları için adalet isteyen aileler, “Bu yargılamayla bizi bir daha mı öldüreceksiniz?” diye sordu.

10 Ekim Ankara Katliamı Davasının 9. Grup Duruşmaları, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşma yoklamanın ardından müşteki avukatların beyanları ile başladı. Avukat İlke Işık, dava dosyasında çok sayıda eksiğin olduğunu ve bir.çok delilin de incelenmediğini söyledi. Bu katliamın bütün sorumlularının kamuoyu ile brilikte değerlendirilmesi çabasına devam ettiklerini belirten Işık, dosyanın 182 klasör olduğuna dikkat çekti. Küçücük bir adalet umudu bile varsa bunu değerlendirmek için uğraltıklarını ifade eden Işık, “Geçen celse esas hakkında savcı bir mütalaa verebileceğini söyledi. Bu kadar eksik delil ve toplanan delillerin incelenmediği bir dosyada esasa ilişkin mütalaa verilemez. Sadece şuradaki tablodan ibaret bir yargılamayı kabul edemeyiz. Bir yanıyla tarihe de yazıyoruz. Çünkü bugün olmasa da elbet bu sorumlular bir gün yargılanacak. 7 Kasım 2016’dan beri kovuşturmanın genişletilmesini istedik, çünkü savcı hiçbirini araştırmamış. Toplanan delilleri heyetiniz tartışmadı, savcılık tartışmadı” dedi. Hatta daha toplanmayan deliler olduğunu belirten Işık, iletişim tespit kayıtları, Gaziantep’ten bazı dosyalar olduğunu söyledi. Ankara Adliye’sinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 9 klasörlü mülkiye müfettişleri raporunun yalnızca bir klasörünü gönderdiğini file getiren Işık, katliam planına ilişkin delillerin de mahkmede tartışılmadığını vurguladı.

İKİ BİLİMSEL MÜTALAA DEĞERLENDİRİLMEDİ

Bütün gelen delillerin değerlendirilmesinin başka sanıkların olması ve mahkemenin suç duyuruları yapılması gerektiğini gösterdiğini dile getiren Işık şöyle devam etti: “Gelen delillere baktığımızda bu dosyaya iki bilimsel mütalaa yazdık. Biri katliamın insanlık suçu olması ile ilgili diğeri de mitingdeki sağlık önlemleri ile ilgili. Ancak bunları da değerlendirmediniz. Sanıkların hepsinin buluştuğu buluştuğu dernekler genç Ensar Derneği, Genç Muhavitler Derneği. Sorduğumuzda Antep Valiliği hiçbir işlem yapmadığını söyledi. Emniyetin, terörle bağlantısı olduğunu bildiği dernek hakkında nasıl hiçbir işlem yapılmıyor? Firari sanık Ahmet Güneş bu derneğin feshedildiği genel kurula gidip nasıl imza atabiliyor?”

TAKİP ETMELERİNE RAĞMEN YAKALAMA KARARINI UYGULAMADILAR

Işık, Yakup Şahin, Deniz Büyükçelebi, Yunus Durmazın yanı sıra canlı bombacı Yunus Emre Alagöz’e yönelik de iletişime müdahale tedbirleri alındığına dikkat çekti. Gizlilik ile yapılan bu iletişim dinlemelerinde 3 kişinin ise isminin açıklanmadığını söyledi. Bu 3 kişinin açıklanması gerektiğini ifade eden Işık, Yunus Durmaz ve hücresinin 2012-2014 yılları arasında fiziki, teknik her türlü takibe alındığını, yakalama kararına rağmen Gaziantep savcılığı ve emniyetinin yakalamadığını vurguladı. Işık, “Yunus Durmaz’ı yakalamayanların sorumluluğunu burada tartışmayacaksak nerede tartışacağız” diye sordu.

EMNİYET SALDIRI İSTİHBARATINI GİZLEDİ

İlke Işık, emniyetin elindeki istihbaratın çok net olduğunu belirten Işık, “Bir tek 10 Ekim Ankara Garı’nda olacagi yazmıyor” dedi. Emniyet TEM Şubesi C Büro Amiri Hüseyin Özgür Gür ve Ankara İstihbarat Şube Müdürlüğünde emniyet amiri olan Ertan Aslan’ın da gördüğünü kaydeden Işık, ikisinin bu istihbaratın Ankarayla ilgisi olmadığı konusunda anlaştığını söyledi. Ancak 11 Ekim günü Ankara Emniyetinin bu belgeyi savcılığa gönderdiğini belirten Işık, “Ankara’da kuş uçsa, iki kişi Yüksel’de eylem yapmak istese polisi karşısında görür. HDP’nin tertip komitesinde olmadığını dayanarak istihbarat daire başkanı, HDP’nin eylemde olmayacağını ve IŞİD’in burayi hedef almayacagini söylemiş. Mitinge katılımcısı olarak ben biliyordum HDP’nin geleceğini. İstihbarat başkanı nasıl bilmiyor onu bilemiyoruz. Bu polis müdürünün hiç mi suçu, sorumluluğu yok?” diye konuştu.

‘BU DAVANIN GELDİĞİ AŞAMA MI ÖNEMLİ, KARİYER Mİ?’

Avukat Tonguç Cankurt, bu katliamın siyasal atmosfer içinde değerlendirilmesi gereken bir olay olduğuna dikkat çekti. Bunun tek başına bir IŞİD eylemi olmadığını vurgulayan Cankurt, o dönem hükümetin açıklamalarını hatırlattı. Bu kadar delil varken şimdi davanin bitme asamasina getirilmesinin diğer davalarla aynı iradenin sonucu olduğunu ifade eden Cankurt, “Bunların hepsini biz görüyoruz. Mahkeme Ahmet Güneş’in infaz görüntüsü olmasına ragmen iddianame düzenlemiyor. Ahmet Güneş simdi firari, bu kararlari veren işlem yapmayan savcinin sorumlulugu yok mu? İlhami Balı’nin konuştuğu polisler sorumlu değil mi? 2012’de başlayan Yunus Durmaz’ın da içinde oldugu soruşturmada işlem yapmayanların sorumluluğu yok mu?. 10 Ekim’de gaz sıkan polislerin sorumluluğu yok mu?” diye konuştu. 10 Ekim katliamında yaşamını yitirenlerin değerlerini savunduklarını belirten Cankurt, mahkemenin davayı bir an önce bitirmesine tepki gösterdi. Mahkemenin mütalaa aşamasına gelmediğini belirten Cankurt, dosyanın geldiği aşamanın mı, yoksa kariyerin mi önemli olduğunu sordu.

AİLELERİN TEPKİSİ ÜZERİNE ARA VERİLDİ

Aileler mahkeme heyetinin tüm delillerin incelenmeden davanın bitirlmek istenmesine tepki gösterdiler. Katliamda yaşamını yitiren Korkmaz Tedik’in annesi Zöhre Tedik’in “Beni bu yargılamayla bir daha mı öldürmek istiyorsunuz? Bizim burada içimiz yanıyor, siz adil davranmıyorusnuz. Bu mahkemeden adalet çıkmayacak” sözleri üzerine hakim mahkemeyi yargılayamayacaklarını söyledi. Hakimin salonu terk etmek üzere ayağa kalkması üzerine salondan tepkiler yükseldi. Katliamda yaralanan bir kadın “Şu katiller kadar konuşamadım hakim bey. Delilleri neden toplamıyorsunuz?” diye seslendi. Hakim mahkemeye öğle arası verdi. Hakimin çıkmasıyal tutuklu sanıklar da salondaki ailelere laf attı.

DAVA ÖNCESİ AÇIKLAMA YAPILDI

10 Ekim Ankara Katliamı davası öncesinde Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı. “10 Ekimi unutma, unutturma” sloganlarının atıldığı açıklamada konuşan 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun, bugüne kadar görülen duruşmalarda bir adım ilerleme sağlanamamasına tepki gösterdi. İki ayda bir Ankara Adliyesi’nde buluştuklarını söyleyen Coşgun, “Fakat  görünen o ki bizim taleplerimizin yok sayılması, etkili bir soruşturmamanın yapılmamasıyla başlayan yargılamanın sonuna doğru geldiğimizi görüyoruz” dedi. Coşgun, “Bu zamana kadar önümüze konulan 19 IŞİD’liden başka dosyada ilerleyebildiğimiz hiçbir şey yok. Biz de biliyoruz ki 19 IŞİD’li sanık gerçek sanıklar ve sorumlular olamaz. Biz her zaman söyledik, şimdi de söyleyelim: Katilleri tanıyoruz. Adalet herkes için gereklidir. Bu ülkedeki herkes için adalet mutlaka vazgeçilmez bir şeydir ama bize reva görülmeyen adaleti sonuna kadar sesimizi yükselterek isteyeceğiz. Biz adalet istemezsek o gün 103 insanı kaybetmiş olacağız” diye konuştu.

Evrensel – Birkan Bulut / Cansu Yıldırım